Van’da elektrik meselesi artık teknik bir arıza sorunu olmaktan çıkmış, kronikleşmiş bir yönetim problemine dönüşmüştür. Yıllardır kangren hâline gelen bu tablo, her geçen gün daha fazla vatandaşı mağdur etmektedir. Özellikle Van ve çevresinde hizmet veren Vedaş, bir türlü istikrarı yakalayamayan uygulamaları ve bitmeyen kesintilerle halkın sabrını zorlamaktadır.
1980’li yıllarda evlerin içinde bulunan sayaçlar zamanla dört kez yer değiştirdi. Balkonlara alındı, açık alanlara çıkarıldı, ardından duvar içine gömülü sıva altı panolara dönüştürüldü. Bu da yetmedi, sıva üstü panolara geçildi. Son olarak “kaçak elektrikle mücadele” gerekçesiyle sayaçların büyük bölümü direklere taşındı. Sürekli değişen bu uygulamalar vatandaşın hem cebini hem de sabrını zorladı. Şimdi insan sormadan edemiyor: Bundan sonraki adım nedir? Uzaktan, belki de “uzaydan” sayaç okuma mı?
Tüm bu değişikliklerin temel gerekçesi kaçak ve kayıp oranını düşürmekti. Gelinen noktada sayaçların büyük bölümünün direklere çıkarıldığı, kaçak oranında ciddi düşüş sağlandığı ifade ediliyor. Peki o hâlde en ufak rüzgârda, hafif bir kar yağışında ya da yağmurda saatler süren kesintiler nasıl açıklanacak?
2025 ve 2026 yıllarında şahsıma gönderilen planlı kesinti mesajlarının sayısı 150’yi aşmış durumda. Buna program dışı kesintileri de eklediğimizde tablo daha da ağırlaşıyor. 2025 yılı içerisinde 50’den fazla plansız kesinti yaşandığı resmi verilerle ortada. Basit bir hesapla yılın neredeyse yarısı elektrik kesintileriyle geçiyor. Bu, kabul edilebilir bir tablo değildir.
Geçtiğimiz ay Van’daki Elite World Van Hotel’de basın mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu’na bu sorunu bizzat ilettim. Sayın Türkmenoğlu, şehir merkezinde dahi kesintilere şahit olduğunu, vatandaşlardan yoğun şikâyet aldıklarını ifade etti ve konuyu ilgili kurumla görüşeceğini belirtti. Aradan bir ay geçti. Ancak sahada ciddi bir iyileşme göremiyoruz.
En son olarak, hafif bir rüzgârın ardından Abdurrahman Gazi Mahallesi başta olmak üzere birçok mahallede gece 01.00’den sabah 07.00’ye kadar elektrik kesildi. Kış aylarında doğalgazla ısınan evlerde elektriğin kesilmesi; kombilerin, ısıtıcıların devre dışı kalması demektir. Evinde hasta, yaşlı, çocuk bulunan yüz binlerce insanın saatlerce elektriksiz bırakılması hangi vicdana sığar?
Bir soru da Vedaş yöneticilerine: Aynı kesinti, kendi oturduğunuz apartmanda yaşansaydı yine altı saat sürer miydi? Yoksa tüm arıza ekipleri o bölgeye sevk edilip sorun kısa sürede çözülür müydü?
Elektrik faturası bir gün geciktiğinde enerjiyi anında kesebilen bir kurumdan, aynı hassasiyeti düzenli ve kesintisiz hizmet noktasında da beklemek en doğal hakkımızdır. Vatandaş görevini yapıyorsa, kurum da yapmak zorundadır.
Buradan sadece kuruma değil, siyasilere de çağrım var. İktidar ve muhalefet milletvekilleri, il başkanları ve yerel yöneticiler bu sorunu Meclis’te ve ilgili bakanlıklar nezdinde gündeme getirmekle mükelleftir. Van’da iktidar dışındaki altı muhalefet milletvekili de bu şehrin sorunlarını Ankara’ya taşımakla sorumludur. Sessizlik çözüm değildir.
AK Parti Van İl Başkanı Abdulahat Arvas’a da açık bir çağrım var: İktidarın il başkanı olarak bulunduğunuz şehirde Cumhurbaşkanı’nı temsil ediyorsunuz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel yöneticilere verdiği sorumluluk ortadadır. Van’da bu denli kronikleşmiş bir soruna karşı daha güçlü ve sonuç alıcı bir irade görmek istiyoruz. Eğer bir kurum görevini yapmıyorsa bunun hukuki ve idari bir karşılığı mutlaka vardır.
Türkiye bir savaş ülkesi değildir. Bir kıtlık ya da olağanüstü hâl yaşamamaktadır. Türkiye Yüzyılı vizyonunun konuşulduğu bir dönemde, Van gibi kadim ve stratejik bir şehirde aylarca süren elektrik kesintileri kabul edilemez. Bu durum hem vatandaşın yaşam kalitesini düşürmekte hem de yatırımlara darbe vurmaktadır.
Sorun sadece elektrikle sınırlı da değildir. Trafik, altyapı, temizlik ve yerel hizmetler noktasında da ciddi eksiklikler yaşanmaktadır. Merkezi hükümetin ciddi yatırımlar yaptığı bir şehirde, uygulayıcı konumundaki kurumların bu kadar pervasız davranması kabul edilemez.
Van sahipsiz değildir. Ama sahipsiz gibi yönetilmeyi de hak etmemektedir.
Buradan başta Vedaş olmak üzere tüm kurum müdürlerini, yerel yöneticileri ve siyasi aktörleri göreve davet ediyorum. Bu sorunlar bir an önce minimize edilmeli, vatandaşın mağduriyeti giderilmelidir. Aksi hâlde bu vebalin altından kimse kalkamaz.
Van karanlığa mahkûm değildir. Yeter ki sorumluluk makamında olanlar görevlerinin gereğini yapsın.