banner7

Yol Gösteren Ses

"Dünyadaki amacınız nedir?" sorusuna muhatap olan insanların büyük çoğunluğundan, "mutlu olmak" cevabını alırsınız. Hepsi gerçek mutluluğu yaşayabilmenin yollarını arıyor; bunun için bir hedef belirliyor. Hedefe ulaştıklarında mutlu olacaklarını düşünüyor ancak yanılıyorlar... Ya hayal ettikleri mutluluğu bulamıyor ya da kısa süreli bir mutluluk yaşıyorlar. Yöneldikleri her hedefte sonuç hep aynı oluyor.

Çok mutlu olduğunu düşünen insanın dahi içini sıkan ve ona huzursuzluk veren onlarca konusu var. Kimileri ise mutlu olduğunu söylerken gerçekte rol yapıyor; sahte mutluluk maskesiyle dolaşıyor. Çünkü insanın gerçekten huzur ve mutluluğa kavuşması, sıkıntısız yaşaması, yalnızca Allah’ın hoşnutluğunu hedeflediği bir yaşam sürmesiyle mümkün. Rahmeti her şeyi kuşatan Rabbimiz, sonsuz merhametiyle bu gerçeği Kur’an’da haber veriyor.

Kur’an’daki, “Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur.” (Ra’d suresi, 28) sırrından habersiz olan insanlar, her yolu denedikleri halde mutluluğu yakalayamamanın, yaşamın değişmez gerçeği olduğunu düşünüyorlar. Oysa Allah her konuyu çözümüyle birlikte yaratıyor. Ancak çoğu insan çözümü Kur’an dışında arıyor.

Psikiyatrist ve psikologlar dışında son dönemde insan ruhuna şifa arayışları yaşam koçlarıyla sürüyor. İnternette arama motorlarında “yaşam koçu” kelimelerini arattığınızda, hedeflerinize ulaşmada size rehberlik teklif eden bu insanlara dair sayfalarca sonuç çıkıyor.

Kimi yaşam koçları, “sana rahatlık ve huzur veren, ilhamlar veren, bir anda sana güzel fikirler sunan o ses, güvenmeni söyleyen ses, o ses sana hep güzel mesajlar veren ses, o ses olman gereken yerde olmanı, yapman gereken işi yapmanı sağlayan ses, o ses seni yönlendiren sana mutlu bir hayat yaşatmaya çalışan seni koruyan kollayan sana yol gösteren ses”  gibi ifadelerle muhtemelen vicdanı anlatıyorlar. Allah’ın ilhamı olan ve hep doğruyu işaret eden şaşmaz pusulamız vicdanı.

Ancak bir kısmı, insanda bağımsız güç gören, insana benlik veren Kur’an dışı bir bakış açısıyla olaylara bakıyor. O yönde yol gösteriyor.

Mesela bir yaşam koçunun kendisini tanıttığı yazısında, bir müzenin ya da bienalin yalnız da dolaşılabileceğini ama –kendisini ima ederek-bir rehberle gezildiğinde her açıdan daha doyumlu ve hedefe yönelik olunacağını ifade ettiği satırlara rastlamıştım.

Doğrudur, ancak insan için hayat rehberi Kur’an’dır. Kur’an, derin saygıyla içi titreyerek Rabbinden korkup sakınan samimi inanan insanların yol göstericisidir. İnsanı yaratan Yüce Allah, kulu için en doyumlu ve asıl hedefe yönelik hayat şeklini Kur’an’la haber verir. Kur’an, yaşamanın sanatını anlatan kılavuz. Kin ve nefretten arınmayı, aydınlığı, estetiği, şefkat ve merhameti anlatan kitap. O, Allah ile derin bağlantıyı, en zor anda aşkı ve muhabbeti diri tutar.

İnsanı korku, panik ve çağın hastalığı olan stresten uzak tutacak, kalbine şifa olacak asıl şey, Allah’a ve mesajına sarılmaktır. Allah’a yakın olmak, O’na sığınmaktır. İnsanın en büyük yardımcısı Allah’tır; O’na dayanmaktan daha büyük destek yoktur.

Materyalist bakış açısıyla ne insanda ne de dünyada huzur olamaz. İnsan metalden, taştan oluşan bir varlık değil. İnsan, ruhu olan bir varlık. Ruh da dinin dışında bir rahatlık bulamaz; Allah’ı anmanın dışında huzura kavuşamaz.

Kalbe hitap etmeyen yöntemlerle psikolojik destek insana yarar sağlamaz. Kalplere, ruhlara şifa olan Kur’an’dan ve Allah’ı anmaktan uzak kalınmamalı. Allah’tan uzak kaldıkça kalp kararır, körelir.

İnsanlar ancak Allah’ın beğendiği güzel ahlâkı yaşadıkları, O’nun, üzerlerindeki korumasını, O’nun yakın takibini kavradıklarında dünya hayatının her anından zevk alabilirler. Ancak o zaman Allah’ın benzersiz sanatıyla yarattığı güzellikleri gereği gibi takdir edip, mutlu olmayı başarabilirler. Her yere Allah aşkıyla bakar ve dünyada da cennet benzeri bir hayat yaşarlar.

Allah’a yakın yaşamadığında insanın dünyası cehenneme döner. Allah’ı aşkla sevdiğinde ise cennete benzer. Huzurlu bir hayata kavuşmak için sevilmez Allah. Allah sevildiği için ruh açılır, dünya cennet gibi olur.

Göğüslerimizde kıldığı tek kalp O’nun aşkıyla dolu olmalı. Bir kez aşık oldu mu insan, sonsuza dek bırakmamalı. İnsan, Rabbini anar, Rabbi için sabreder, O’na tevekkül eder; böylece kalbi tatmin bulur. Gerçek huzurun ve gerçek kurtuluşun yolu budur.

Sussun nefsimiz, vicdanımız daha geveze olsun; biz onu dinleyelim. O ses, insana yol gösteren ses O’dur…

YORUM EKLE