Şakir Eroğlu, 'Kızlar okutulsun, çocuk yaşta evlendirilmesin'

Erken yaşta evliliğin önüne geçmek için önemli çalışmalara imza atan Eğitimci Şakir Eroğlu, rol model uygulamasıyla ilçe ilçe, okul okul, gezerek bu konuda konferanslar verdiklerini söyledi.

VAN POSTASI GAZETESİ ÖZEL

Erken yaşta evliliğin önüne geçmek için önemli çalışmalara imza atan Eğitimci Şakir Eroğlu, rol model uygulamasıyla ilçe ilçe, okul okul, gezerek bu konuda konferanslar verdiklerini söyledi.

Van FM'de Gazeteci Ziya Türk'ün hazırlayıp sunduğu Van'da Gündem Programı'na konuk olan Eğitimci Şakir Eroğlu, Eğitimde dikkat edilmesi gereken konulardan erken yaşta evliliğe kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. 

KIZ ÇOCUKLARINA BAŞARILI ROL MODEL UYGULAMASI
Özelikle erken yaşta evliliğin önüne geçmek ve kız çocukların okula devam etmesini sağlamak için çalışmalar yaptıklarını aktaran Şakir Eroğlu, bunun için kız öğrencileri kendi dalında kariyer yapmış kadın avukat,  kadın savcı, kadın doktorlara tanıştırdıklarını ve olumlu sonuçlar aldıklarını ifade etti.  

18 yıldır öğretmenlik yaptığını aktaran Eroğlu,  “İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü mezunuyum. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yüksek Lisansını bitirdim. Şuanda sosyolojiyi okumaya çalışıyorum. İyi bir öğretmen olmak için ise iyi bir aktarımcı olmak gerekir. Bu konuda ne kadar başarılıysam o kadar iyi öğretmenim” dedi.

VELİLER AMAN DİKKAT!
Öğretimden önce eğitimin öncelikli olması gerektiğini ifade eden Eroğlu, iyi yetiştirilen bir öğrencinin topluma her zaman faydalı olacağını kaydetti. Velilerin özelikle not bakımında öğrenciler üzerinde uyguladığı pozitif ve negatif davranışların ölçülü olması gerektiğine dikkat çeken Eroğlu, öğrencinin eğitim değerini aldığı yüksek notla veya aldığı düşük notla değerlendirmenin yanlış olacağını söyledi.

Velilerin çocukların iç dünyasıyla ilgilenmesi gerektiğinin altını çizen Eroğlu, “ Bizim her şeyden önce öğrenciyle ilişkimizi koparmamamız gerekiyor.  Çocuk gidip bir başkasına iç dünyasını açacağına, gelip anne ve babasına açması gerekiyor.  Öğrenci her ne kadar düşük bir not almışsa notun açıklayıcı bir sebebi vardır. Veliler de en az o öğrenci kadar oturup üzülmelidir. Çünkü o not sadece öğrencinin notu değildir. İlgi göstermemişiz bu bizim hatamızdır, takip etmemişiz o bizim hatamızdır. Gidip öğretmenleriyle bire bir konuşmamışız, öğrencinin iç dünyasıyla ilgilenmemişiz” dedi.

KÖTÜ DAVRANIŞ KÖTÜ ETKİ YARATIR
Velilerin ders notları için çocuklarına uygulayacağı kötü davranışların ileride telafisi imkansız yaralar açabileceği uyarısında bulunan Eroğlu, “Birde velilerde böyle bir algı var; “Hocam benim zamanım yok gelemiyorum size emanet” bu belki iyi niyetli olabilir. Bizim en önemli işimiz çocuğumuzdur, geleceğimizdir. Düşük not aldığında onu ret mi ediyoruz hayır, o zaman bu hayatı ona çekilmez kılmamalıyız. Özelikle ergenlik döneminde çocuklar ben merkeziyetçi düşünüyorlar. Dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünüyorlar.  Çocuklara karşı sergilenen kötü davranış kötü bir etki oluşur. Bu etkiyi ortada kaldırmak çok zordur.  Birisinin kalbini kırmak bir iki saniyedir, ama onu kazanmak aylar bile sürer. Lütfen veliler davranışlarına dikkat etsinler. Nasıl ki öğrencinin durumu iyi olmadığı zaman, velilerin davranışlarını bir ölçüye tabi tutulmasını istiyorsak, aynı şekilde çocuğun eğitim durumu iyi olduğunda ödüllendirirken de abartılmamalıdır.  Her başarı ödüllendirildiği zaman o ödülün bir anlamı kalmaz” şeklinde konuştu.

BAŞARI EŞİTTİR TEST ÇÖZME KABİLİYETİ DEĞİLDİR!
Öğrencinin dikkatini dağıtacak bir sürü kaynak olduğunu belirten Eroğlu, “Gönümüzde öğrencinin dikkatini çekecek bir sürü kaynak var. Bunlardan birisi de teknolojidir. Teknoloji yerinde, zamanında kullanıldığı zaman çok yararlıdır. Ama bizler ölçüyü kaçırıyoruz. Bizim için önemli olan öğrencinin odasına kapanma süresi değil.  Ders çalıma zamanı, öğrencinin algıları açık olduğunda, masa başına geçtiğinde verim aldığı çalışmadır. Ben evde belirli zamanlarda sohbet saati yapıyorum. Televizyonu kapatıyoruz.  Oturup sohbet ederiz. Bunu diğer velilere de önerdim. Bazı velilerimiz ‘Benim sohbet etmeye başladığında çocuğumun başka yetenekleri de varmış’ diyebiliyorlar. Çünkü daha önce çocuğuyla hiç sohbet etmemişler. Sizler çocuğunuzun iç dünyasına müdahale ederseniz, o çocuk başarıya biraz daha yaklaşır. Sizlerin müdahale etmediğiniz iç dünya, sizin tercih etmediğiniz bazı kötü insanlar müdahale edebiliyor.  Başarı eşittir test çözme kabiliyeti değildir. Öğrencinin özelikle ergenlik döneminde sürekli ilgi istemesi, bu ilginin gerek hem öğretmen cephesinde hem de aile cephesinde, onların istediği nitelikte olması. Bu konuda öğrencilerin olayın içine çekilmesi gerekir” dedi.
 
SÖZLEŞMELİLERİN ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİ
Yeni atanan öğretmenler ile sözleşmeli öğretmenlerin yetenek ve becerileri konusunda gelen eleştirilere katılmadığın belirten Eroğlu, “Yeni gelen öğretmen arkadaşların nitelikli olduklarını, gerek öğrenciyle ilişkileri, gerekse akademik bilgileriyle çok iyi olduklarını düşünüyorum. Fakat sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları bakımında diğer öğretmenlerden farklı olduğu ve bu konuda da mustarip olduğunu biliyorum. Ben sayın bakanımızın bunun orta yolunu bulabileceğine inanıyorum. Özelikle kimsenin gitmek istemediği bölgelerde maaşlara bir ek yansıtılabilir. Ben sözleşmeli öğretmenliğinin özlük haklarının iyileştirilmesinden yanayım” diye belirtti.

EZBERCİLİK SİSTEMİ ESKİDE KALDI
Milli Eğitimin yeni çıkardığı ders kitaplarının kesinlikle ezberciliği dayatmadığını aktaran Eroğlu, “Tam tersine mantık yürütmeye, yorum yapmaya yöneliktir. Özelikle sözel dersler için bunu net söyleyebilirim. Okuduğunu anlama, bundan başka sonuçlar çıkarmaya yöneliktir. Kitaplarımız bu ezberci mantıktan sıyrıldı. Biz öğretmenlerin de bundan sıyrılmamız gerekir” dedi.

Özelikle sosyal medyada “öğretmen tek bir dersten sorumlu olurken öğrenci neden bütün derslerden sorumlu” eleştirilerinin haklı olduğunu ifade eden Eroğlu, “Bakanlık önümüzdeki süreçte hem ders süresi hem ders sayısı azaltılacak. Ders sayısı fazla ama o kadar bir yükleme yapılmıyor. Gerçekte 40 dakika boyunca ders dinlemek çok zor” diye ifade etti.

EĞİTİMDE MEDYANIN ROLÜ
Medya kuruluşların okulları çok bilmediğini kaydeden Eroğlu, “Okullarda ‘medya okuryazarlığı’ diye bir ders var. Bu aynı zamanda yeni nesle medya ile ilgili bilinç kazandırıyor. Ben bunu teorik olarak verilmesinden çok, medyanın direk okula gelerek öğrencilerle bire bir temas etmesi, öğrenciler için ayrı bir ufuk açacaktır. Sizi karşısında gördüğünde soru soracaktır. Hiçbir yazı sizin gazeteci olarak vereceğiniz cevaptan etkili olmayacaktır.  Örneğin yerel medya  belirli okullarda turnuva düzenleyebilir.  Belirli okullarda canlı yayın düzenleyebilir.  Bu toplumda hem yerel medya bilicini geliştirir, hem de yerel medyayı güçlendirir. Medyadan beklentilerimiz çoktur. Özelikle ulusal medya, öğrencileri yanlış yönlendirecek birçok olumsuzluğu sergiliyor. Umarım yerel medya toplumsal bilinçlenme için öncülük görevini üstlenir” diye belirtti.

ÇOCUKLAR ERKEN YAŞTA EVLENDİRİLMESİN, OKUYABİLSİN
Kız çocukların hem okula devam etmesinin, hem de erken yaşta evlendirilmesinin önüne geçmek için kamu kurumların eşgüdümü ile ‘İl Eylem Planı’  dâhilinde hareket edildiğini aktaran Şakir Eroğlu,  eylem planı dahilinde yaptıkları çalışmalarla ciddi yol kat ettiklerini ifade etti.

Çalışmanın orta ve uzun vadede güzel sonuçları olacağını söyleyen Şakir Eroğlu, “Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili 2016 yılından beri çalışıyorum. Bu kapsamda 2017 ile 2020 yılları arasında Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte, Van İl Eylem Planı çıkartıldı.  Bu plana Van’da bütün kamu kurum ve kuruluşları kendi yetki alanları dahilinde destek veriyor. Bütün merkez ilçe okullarında okul müdürlerine, rehber öğretmenlerine toplumsal cinsiyet eşitliği semineri verdik. Rehber öğretmenleri ise bunu kendi okullarına ve kendi velilerine anlatıyor.  Bu yıl acil eylem planı içerisine bir konu daha girdi o da ’erken yaşta evlilik’. Zorla evlendirmenin önüne geçmek için farklı bir yol izledik.18 yaş altı yapılan bütün evlilikler bizim için zorla yapılan evliliktir.  Bunun için rol model konferanslarına başladık.  Bunun için kendi alanında avukat olmuş, savcı olmuş kadınları okullara getirerek kız öğrencilerle buluşturduk. Onların hayat hikâyeleri üzerinden kadın vurgusunu yapmaya çalıştık. Öğrencilerin bu buluşmalardan sonra fikirleri değişti. ‘Ben liseden sonra okulu bırakabilirdim’, ‘bir hayalim yoktu’ diyenler yeniden hayallerine kavuştular. Erken yaşta evlilik ile ilgili ciddi manada sıkıntılar var.  Evlenen kız çocuklarımız ciddi manada şiddete maruz kalıyor. Merkez ilçenin dışında diğer ilçelere de konferanslar veriyoruz. Son yıllarda kadın cinayetlerinden bir azalma var. Bu yeterli mi değil tabi ki. Keşke bu hiç olmasa. Kadına yönelik şiddeti izleme ve önleme merkezimizin de bu konuda çalışmaları var” diye konuştu.

Kaynak: Van Postası Gazetesi

Güncelleme Tarihi: 18 Mart 2019, 02:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER