banner9

Milletvekili Gülaçar, Van Postası Gazetesi yazarları ile bir araya geldi

Ak Parti Mkyk Üyesi Ve Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar, Bir Araya Geldiği Van Postası Gazetesi Köşe Yazarları İle Van'ın Konu Ve Sorunları Masaya Yatırıldı.

Milletvekili Gülaçar, Van Postası Gazetesi yazarları ile bir araya geldi

AK Parti MKYK Üyesi ve Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar, bir araya geldiği Van Postası Gazetesi köşe yazarları ile Van’ın en önemli değeri olan Van Gölü başta olmak üzere, kentin sağlık tesisleri ile şehir stadyumu konuların da yer aldığı bir çok konuları masaya yatırdı.

Van Postası Gazetesi köşe yazarlarının daveti üzerine Van’ın konu ve sorunlarının müzakere edildiği toplantının konuğu olan Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar, kentin gündemine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu. Toplantıda, Van’ın en önemli değeri olan Van Gölü başta olmak üzere, kentin sağlık tesisleri ile Van şehir stadyumu konuları da masaya yatırdı. İskele Öğretmenevi VIP Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar’ın yanı sıra, Gazeteci Ziya Türk, Van YYÜ Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esvet Akbaş, Van YYÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Oruç Yunusoğlu, Dr. Zübeyde Kul Doğruöz, İrfan Gülaçar, Elektrik ve Elektronik Mühendisi Cemal Şahinoğlu, Ayten Yazar Nalbantoğlu, Ayşe Şahinoğlu, Emine Bişeng Sabırlı ve Yunus Tuğrul katıldı. Programda sorulan sorulara açık yüreklilikle cevap veren, istek ve önerileri dikkatli bir şekilde not alan AK Parti Van Milletvekili Gülaçar, kendisine ulaşmaya çalışan her vatandaşa geri dönüş yaptığını belirtti.

“28 Şubat mağduru olmamdan dolayı siyasete girdim”

Düzenlenen programda geçmişiyle ilgili de bilgi veren Gülaçar, AK Parti’den önce siyasete girmeyi hiç düşünmediğini söyledi. Siyasete girmesindeki nedenleri açıklayan Gülaçar, “Milletvekilliği benim kendi isteğim değildi. Aktif siyasetle şahsen ilgi ve alakam yoktu. Ancak AK Parti kurulduğunda babama ısrarla bu partide mutlaka yer alman lazım. Bu parti bizim çok önemli ve çok kıymetli demiştim. Ben Cumhurbaşkanımızı 1996 yıllarından beri tanıyordum. Biraz da o insana olan inancım ile siyasetle biraz aram oluştu. Bu yüzden babama mutlaka bu oluşumda yer alman lazım dedim. Ben 28 Şubatı yaşayan biriyim. 28 Şubat sürecini yaşadığım için AK Partiye nasıl ihtiyacımız olduğunu gördüm. İnançlı insanların bu ülkenin saf, temiz, dindar insanların böyle bir yapıya ihtiyaç duyduğunu o zaman keşfetmiştim. 2014 yerel seçimleri için Cumhurbaşkanımızdan bizzat teklifi alarak Büyükşehir Belediye başkan aday oldum. Milletvekili olmak da aklımdan geçmiyordu. Benim için en güzeli il başkanlığıydı. Çünkü halkla temas halinde olduğunuz bir yerdir. Ben İl Başkanlığını milletvekilliğine tercih ederim. İl başkanlığı diğer arkadaşımıza verilince, erken seçimlerde milletvekili olarak gösterildim” dedi.

“Arayan bütün vatandaşımıza olabildiğince cevap veriyoruz”

İnsanlarla bir arada olup, sorun ve sıkıntılarını dinleme konusunda memnuniyet duyduğuna dikkat çeken Milletvekili Gülaçar, “Son zamanlarda vatandaşlarımızın talebi önceki dönemlere göre bize çok geliyor. Geçtiğimiz günlerde İş-Kur üzerinden alımlar yapıldı. Beni o saat içinde yüzlerce yabancı numara aradı. Seçimlerden önce telefon rehberimde 2 bin 500 kayıtlı numara varken, şu an bu kayıtlı telefonların sayısı 18 bine çıktı. Biri bana mesaj atıp ismini de yazınca o numarayı mutlaka kaydederim. Bazı günlerde 400 telefon aldığımı da biliyorum. Günlük ortalama 150 ila 200 telefon alıyorum. Meclisteki odamızda bulunduğumuz zaman günde en az 30 ziyaretçiniz oluyor, bazı günler ise bu sayı çok fazla oluyor. Meclisimizin en fazla misafir alan milletvekillerinden biriyiz hamd olsun. Gönül ister ki arayan her vatandaşımıza cevap vererek sorunlarını dileyebilsem, ancak yoğun programlardan dolayı bu mümkün olmuyor” diye konuştu.

“Kürtler misafirperverdir”

Bölge halkının misafirperver olduğunu söyleyen Gülaçar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Van’da yaşadığı bir anısını anlattı. Gülaçar, “Doğu Halkının yapısında misafirperverlik var. Cumhurbaşkanımızın Özalp’ta yaşadığı bir hadise var. Yıllar önce Cumhurbaşkanımız bir iki arkadaşıyla birlikte mandıracılık için bu bölgeye geliyor. O dönemde genç bir arkadaş, muhtemelen 1979 yılı olacak gece bir yerlerde arabaları arızalanıyor ve yolda kalıyorlar. Yaşanan bu hadise sonrası Cumhurbaşkanımız Kürtlerin çok cömert ve misafirperver olduklarını söylüyor. Ardından gece yarısı bir evin kapısını çalıyorlar. Kapıyı açan vatandaşımız kendilerini 5 dakika sonra buyur ediyor. Adam 5 dakika bekletmenin sebebini ‘çocukların yer yatağı vardı ve onları kaldırdık’ şeklinde izah ediyor. Cumhurbaşkanımız ‘peki çocuklar nereye gitti’ diye soruyor. Ev sahibi ise ‘çocuklar tandır evine gittiler ve orada uyuyacaklar’ diyor. Adam Cumhurbaşkanına ‘aç mısınız’ diye sormadan 5 dakika sonra elinde bir tepsi ile içeri giriyor. Kendileri için yumurta kırmış, yoğurt, peynir ve ekmek getirmiştir. Adam ardından, ‘misafire aç mısın diye sorulmaz’ demiş. Bu durum karşısında Cumhurbaşkanımız adeta mest olmuştur. Sofrayı kaldırdıktan sonra, uyumaları için döşek seriyorlar. Hakikaten bölge halkının, Kürtlerin özünde misafirperverlik var. Cumhurbaşkanımız bunu yıllar önce görmüştür” şeklinde konuştu.

“Van’a şehir hastanesi müjdesi”

Van’a şehir hastanesi müjdesi veren Gülaçar, “Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir şehir hastanesine dönüşüyor. Hastanenin olduğu yere iki hastane daha ilave edeceğiz. Yaklaşık 3 buçuk- 4 milyon hastaya hitap ediyoruz. Geniş kapasiteye sahip bir hastanemiz var. Van’ın yanı sıra Hakkâri, Ağrı, Bitlis, Muş ve Bingöl illerine sağlık hizmeti sunuluyor. Dolayısıyla bir takım eksiklerimiz söz konusu olabiliyor. Biz de bu eksikliklerin tespiti ve çözümü için başladığımız günden bu yana, hastanemizi bir vitrin olarak gördüğümüz için çözüm noktasında çalışmalarımızı yapıyoruz. Sağlık Bakanlığımız Van’daki eksikliklerin farkında, şu ana kadar olan taleplerimizin çoğunluğunu karşıladı. En yakın zamanda da başlayacağımız iki hastane projemiz daha var. Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, bütçe problemi olmasına rağmen bu kompleksi genişletmek istediğini de ifade etti. Bunu da eklediğimiz zaman sağlık turizmi açısından Kuzey Irak ve İran tarafından buraya büyük bir akın olacak” dedi.

“Kimse Cumhurbaşkanının bölgeye yaptığı fedakârlığı görmezden gelemez “

2011 yılında meydana gelen deprem döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabinesiyle saatler sonra Van’a gelerek yaptığı fedakârlıkların görmezden gelinemeyeceğine dikkat çeken Gülaçar, “2011 yılında yaşanan Van depreminden 3-4 saat sonra o dönem Başbakanı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, özel kabinesiyle Van’a gelmişti. Kızılay Genel Müdürü’ne o dönemde ‘neden geç kaldınız’ şeklinde sorulduğu zaman, ‘biz geç kalmadık, Başbakan hızlı geldi’ demişti. Kızılay yardımlarını 48 saat içinde ulaştırabiliyordu. Başbakan olaydan çok kısa bir süre sonra olay yerine geldiği için dolayısıyla Kızılay ve AFAD eleştiriliyor. Ancak onların da suçu yok aslında. Burada asıl şaşırtan olay Cumhurbaşkanının afet bölgesine erken gelmesiydi. İşte bu fedakârlık görmezden gelinemez” dedi.

“Van Gölü korunacak”

Gelecek yıllarda Van Gölü ile ilgili önemli projelerin olduğunu ve Van Gölü koruma kanunuyla ilgili sürekli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Gülaçar, “Van Gölü’nü kurtaracak olan proje atık su projesi değil. Bu proje sadece bir nebze bunun önüne geçecek. Ancak biz Van Gölü Havzası’nın tamamını iyi projeyle korursak Van’ın geleceği noktasında iyi bir çalışma olacak. Bu projeyi milletvekillerimizle bakanlığa sunduk. Van Gölü için özel bir ekip kurulacak ve bir bütçe ayrılacak. Göl kıyısında olan ilçelere arıtma tesislerin yapılmasıyla, kirlenmesine müsaade edilmeyecek” diye konuştu.

“Gençlerin eğitimi ailelerin elinde”

Çocukların asıl eğitiminin anne-baba tarafından verildiğini söyleyen Gülaçar, “Tuşba ilçesinde bir okulun açılışına katıldık. Burada okul müdürü özel bir istekte bulundu. Halı sahamız çok güzel bir yerde ama halı sahamızın halıları yok dedi. Çocuklar da tel örgüleri çok kötü harcamışlar, o tel örgüler kime ne zarar verdi ki. Orada ailelerin bilinçsizliği, çocuklarımıza da yansımış. Her bir aile dese ki ‘yavrum her gün okulun bahçesindesin, o saha sizin sahanız’ derse bu durum yaşanmaz. Biz orada o sahayı 30 yıl daha rahat kullanabiliriz. Ama maalesef aileler bu bilinci vermeyince öğretmenin tek başına ‘aman yavrum yapma, zarar verme’ demesi yetmiyor” şeklinde konuştu.

“İran’a ciddi bir ilaç ihracatımız var”

İran’a ilaç ihracatı yapıldığına dikkat çeken Gülaçar, şunları söyledi: “Van üzerinden Türkiye- İran ticaretinin yapılmasını çok fazla istiyorum. Burada İran’la ticaretlerimizin gelişmesi bizim için hem Türkiye adına hem de bölge adına önemlidir. Van’da girişimci arkadaşlarımız İran’la çok ciddi ilaç bağlantıları kurdular. Şu an İran’a ciddi bir ilaç ihracatımız var. İran’ın da buna ihtiyacı var. Ben bunu Türkiye ihracatından ziyade Van üzerinden, Van’a bir katma değer sağlaması açısından çok önemsiyorum.” dedi.

“8 milletvekilinden Ak Partili 3 milletvekili çalışıyor”

Kentin sorunlarıyla ilgili 8 milletvekilinden sadece AK Partili vekillerin sorunlarla ilgili çalışmalar yaptığına dikkat çeken Gülaçar, “İlin 8 milletvekili var. Fakat bu 8 milletvekillerinden 5’i başından beridir boştalar. HDP’li vekillerden söz ediyorum. Odaları çaprazda olduğu için her an görebilme imkânınız oluyor. Günde bizim 50 ziyaretçimiz oluyor. Bazen bu rakam 150 kişiyi buluyor. Karşı tarafımızda duran diğer vekillerden söz edersek, bugüne kadar orada hiç ziyaretçi görmedim. Şehrin bütün yükü sizin üzerinize geliyor. Biz 3 vekil olarak, örnek olacak bir çalışma yürütüyoruz. Çok uyumlu hareket ediyoruz. İlimize ve bölgemize dair ne kadar istek ve talep varsa bunların tamamıyla biz ilgileniyoruz” ifadelerini kullandı.

“PKK’nın olmadığı bir Türkiye’yi artık kim durdurabilir?”

Terörden dolayı tahminen 400 milyar dolar harcandığını ifade eden Gülaçar, “Belki bu miktar biraz fazladır. Bunun ekonomi kaybını sahada başarılı kullanabilme imkânı var. Kürt gençlerini bir şekilde PKK’nın psikolojik kapsamı alanından çıkarmamız lazım. Eğer o kapsama alanı dışına çıkarabilirsek Türkiye’ye bir aidiyet duygusuyla bağlayabilirsek, konuşurken yine kendi fikirlerini savunsun ama ben Türkiyeliyim desin. Bu ülkeye bir aidiyet hissetsin ve bu meseleyi biz dediğim noktaya taşıyamazsak, gelecek yıllarda da Türkiye’nin en ciddi sorunu bu sorun olacak. Bu duruma dair bölgede çok ciddi projelerinizin olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Biz PKK’ın aksine gençlerimizi yaşatmak için çalışıyoruz”

Türkiye’ye ayak bağı olan en büyük sorunun PKK sorunu olduğunun altını çizen Gülaçar, “Yıllarını gençlere harcayan biri olarak, sorunun nerede tıkandığını, nasıl aşabileceğimizi, sahada çalışarak gördüm. Dolayısıyla bizim burada yapabileceğimiz en büyük yatırımın gençler olduğunu düşünüyorum. Gençlere çok ciddi bir yatırım yapabilirsek bu çocuklarımızı PKK gibi örgütlerden muhafaza edeceğiz. PKK’yı da bir tarafa bırakarak, değerleriyle var olan bir gençlik, geleceğe umutla bırakabileceğiniz bir gençlik olacak. Gençlerimizin hikmetle, irfanla yoğrularak, kendi halkının düşünce dünyasını da aydınlatması lazımdır. Biz PKK’nın çizmiş olduğu bir düşünce üzerinden hareket etmeye mecbur değiliz. Bu halk Müslüman bir halktır. Bu halkın değerleri binlerce yıldır devam ediyor. PKK bizim çocuklarımıza, bizim gençlerimize nasıl ölünür, nasıl ölünmeli diye bir şey verdi. Dolayısıyla biz de nasıl yaşamalı diye gençlere ders veriyoruz” dedi.

“Çevre yolu çalışmalarında sona doğru”

Van’ın çözülmesi gereken en büyük sorunun çevre yolu olduğunu ve çevre yolu çalışmalarının 2020 yılı bahar ayında başlayacağını anımsatan Gülaçar, “Çevre yolu çalışmaları kış ayından sonra başlayacak. Burada yaklaşık 42 kilometrelik bir alandan bahsediyoruz. Şehrin ulaşımını inanılmaz derecede rahatlatır. Şahsen ben şehrin trafiğine girmeden evime gitmeyi tercih ederim. Birçok şehir bunu çoktan bitirmiş ama maalesef bizim 10 yıl sürmüş. Ama sonuna geldik. Şu an çevre yoluyla ilgili finans kaynağını hemen oluşturacağız. Bu altyapı çalışmaları da az bir bütçeyle yapılmıyor. Sadece bu altyapı için 350 milyon lira aktarılıyor. Eğer buna asfalt çalışmalarını da eklersek en az 700 milyon gibi bir paradan söz ediyoruz. Eğer biz bu sene başlarsak işin stabilize kısmını, altyapı ve viyadük işini başlatırsak, gelecek yıllar için Van’ın trafik sorunu artık tarihe karıştı demektir” dedi.

“Van stadı için özel randevu”

Van’ın gündeminde düşmeyen şehir stadyumu konusunda da açıklamalarda bulunan Gülaçar, 2020 yılı için projelerin hazırlandığını ve çevre yolundan sonra yeni stadın yapılacağını söyledi. Gülaçar, “Gençlik ve Spor Bakanımızdan özel bir randevu talep ettim. Van’ın acil olarak bir stada ihtiyaç duyduğunu ilettik. Bakanımız söz vererek, bununla ilgili bir çalışma yapacaklarını söyledi. Bakan bey de bu hususta çok duyarlı ama bütçe problemlerini aşmak için çabalıyoruz. İnşallah hem çevre yolunu hem de şehir stadımızı gelecek yıl içinde çözmeyi arzuluyoruz. Şu anki programımızda çevre yolunun şehrin daha az gelişmiş bölgelerinden geçmesi, çevre yoluna buradan bağlantı yapılması, şehirde bulunan araçların o yöne çekilmesi, şehir stadının burada yapılması ve bu bölgeyi kentsel dönüşüme koyabilmemiz var. Bu bölgelere dokunmamız gerekiyor. Dolayısıyla çevre yolu, stadyum, sebze hali, otogarı daha az gelişmiş bölgelere koyduğumuzda kentsel dönüşüme çeviriyorsunuz. O bölgenin tamamını çok cazip bir şekilde dönüştürebilirsiniz artık burada bir şehir kültürü de oluşur” diye konuştu.

“İŞKUR alımları adil yapılmalı”

İŞKUR tarafından TYP kapsamında işe alınan personelin alımlarının adil bir şekilde olması gerektiğini ve bu durumu gerekli mercilere ilettiğini ifade eden Gülaçar, “İŞKUR’la ilgili hükümetimiz döneminde gelir durumu zayıf olan vatandaşlarımıza dönemsel de olsa bir hayat suyu olması düşünülmüş. Bu bölge hem işsizlik noktasında, hem de fakirlik noktasında dezavantajlı bir bölgedir. Dolayısıyla hükümetimiz buraya daha fazla İŞKUR alımı gerçekleştirmiştir. Deprem yılında ve sonrasında 7 bine yakın İŞKUR personeli alındı. Şimdilerde müftülük üzerinden, milli eğitim üzerinden ve belediyeler üzerinde alımlar da yapılıyor. Şehirdeki işsizlik oranında bu vesileyle bir düşüş yaşandı. Milli Eğitim Müdürlüğü en son 1250 kişi aldı. 420’ye yakın da okullarımıza güvenlik elemanı alındı. Biz adil bir yaklaşımla bu insanlara iş bulmaya gayret ediyoruz. Alımlarla alakalı ilgili arkadaşların özverili çalışmalarının olması gerekiyor. Gelir düzeyine göre bu alımların yapılması gerektiğini ifade etmiştik, son alımlarda da buna riayet edildiği bilgisini aldık. Bundan sonra da bu alımlar adil bir şekilde yapılmalı” şeklinde sözlerini tamamladı.

Program toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER