Estetik Operasyonlar İle Kendinizi Yenileyin

Genel olarak meme estetiği memenin mevcut formundan daha iyi görünen bir hale taşınması için yapılan operasyonları kapsıyor. Müdahale edilmesi gereken sorunlar ise meme küçüklüğü, büyüklüğü, sarkıklığı, gelişimsel bozukluklar ve gömülmüş meme başı gibi son derece geniş bir yelpazede ortaya çıkabiliyor.

Estetik Operasyonlar İle Kendinizi Yenileyin

Genel olarak meme estetiği memenin mevcut formundan daha iyi görünen bir hale taşınması için yapılan operasyonları kapsıyor. Müdahale edilmesi gereken sorunlar ise meme küçüklüğü, büyüklüğü, sarkıklığı, gelişimsel bozukluklar ve gömülmüş meme başı gibi son derece geniş bir yelpazede ortaya çıkabiliyor. Meme estetiği operasyonları içerisinde yer alan meme küçültme İstanbul ve Türkiye’nin pek çok ilinde sıklıkla uygulanması tercih edilen operasyonlar arasında yer alıyor. 

Meme küçültme ameliyatlarında ilk olarak memede ağırlık ve sarkma yapmakta olan cilt-meme bezi dokusu çıkarılıyor. Ardından geriye kalan meme daha dik ve estetik bir görünüme sahip olması için şekillendiriliyor. Meme küçültme ameliyatları; meme gelişimi tamamlanmış, memesinde herhangi riskli bir kitle bulunmayan ve memesinin büyüklüğü ile ilgili şikayetleri olan hastalara uygulanıyor. 

Kesi yapılan her ameliyatta olduğu gibi meme küçültme ameliyatlarında da iz söz konusu oluyor. Meme küçültme ameliyatlarından sonra oluşan izler erken dönemlerde daha koyu ve belirgin olmakla birlikte operasyondan sonra 6-12 ay içerisinde izler son derece silik ve cilt rengine yakın bir hal alıyor. Meme küçültme operasyonlarından sonra oluşan iz bazı hastalarda fark edilemeyecek kadar silikleşebiliyor.

Meme küçültme ameliyatı esnasında sarkık olan meme başının daha yukarıda bir noktaya taşınması, gerekli görüldüğü durumlarda meme başının ufaltılması, fazlalık durumunda olan cilt - meme dokusunun çıkarılması ve kalan dokunun yeniden estetik olarak şekillendirilmesi işlemleri yapılıyor. Meme başının taşınma şekline ve dokunun çıkartılması yöntemine göre izlerin değişiklik göstermesi söz konusu olabiliyor. En sık görülen iz meme başının çevresinde dairesel bir iz ile o izden başlayarak meme altının yeni kıvrımı boyunca olabiliyor. Bu görünüm genelde ters bir T harfine benzetiliyor. Meme küçültme operasyonunun süresi memenin büyüklüğü ile uygulanmakta olan ameliyat tekniklerine göre değişiklik gösterebiliyor.

Meme küçültme ameliyatlarının jinekomasti durumunda erkeklere uygulanması da söz konusu olabiliyor. Jinekomasti erkek hastalarda kadınsı meme dokusunun gelişimi olup ergenlik döneminde sıklıkla görülüyor. İlerleyen yaşlarda görülmesi durumunda % 10-15 civarındaki hastada gerilemeyerek kalıcı hale gelebiliyor.

Meme küçültme ameliyatından sonra hastalar genelde takip amacı ile bir geceyi hastanede geçiriyorlar. Herhangi bir sorun izlenmediği takdirde ertesi gün taburcu edilebiliyorlar. Meme küçültme ameliyatından sonra ağır bir yatak istirahatine gerek duyulmamakla birlikte erken dönemde hastaların ağır egzersizden kaçınmaları öneriliyor. Ameliyattan sonra hastaların 4 hafta boyunca sırtüstü yatmaları ve özellikle erken dönemde yüzüstü yatmaktan kaçınmaları gerekiyor. Çoğunlukla ameliyat esnasında yapılan pansumanlar ilk kontrole kadar değiştirilmiyor ve kontrolde yara yerleri kontrol edildikten sonra herhangi bir engel olmadığı takdirde hastanın duş almasına izin veriliyor.

Her ameliyatta olduğu gibi meme küçültme ameliyatında da bazı riskler bulunuyor. İlk 24 saat içerisinde en yüksek risk operasyon bölgesinde meydana gelen kanamalar olup yaklaşık her 100 hastadan 1 ya da 2’sinde ortaya çıkabiliyor. Kanama durumunda durum değerlendiriliyor ve gerilemeyeceği öngörülürse kısa bir operasyon ile boşaltım işlemi yapılabiliyor. Erken haftalarda karşılaşılabilecek komplikasyonlar arasında yara yeri enfeksiyonları ile buna bağlı olarak dikiş yerlerinde oluşabilecek iyileşme problemleri yer alıyor. Bu sorun genellikle dik izle yatay izin birleştiği ve en fazla gerginliğin olduğu yerde görülüyor. Sigara kullanımı, diyabet, yumuşak doku hastalıkları gibi nedenler komplikasyon riskini yükselttiğinden operasyondan önce bu konularda gerekli önlemlerin alınması öneriliyor. Meme küçültme ameliyatı esnasında süt üreten bezler büyük oranda korunduğundan hastanın operasyon sonrası emzirmesinde bir sorun olmuyor.

Meme Büyütme Operasyonu ile Özgüveninizi Tazeleyebilirsiniz

Meme büyütme İstanbul dışında Türkiye’nin hemen tüm illerinde büyük ilgi gören bir operasyon olarak biliniyor. Meme büyütme operasyonlarında memenin yalnızca büyütülmesi değil aynı zamanda şekillendirilmesi de hedefleniyor. Bu operasyon esnasında hastanın isteklerinin yanı sıra vücut yapısının, göğüs kafesinin durumunun ve cilt yapısının da göz önünde bulundurulmasına bağlı olarak daha tatmin edici ve doğal sonuçlar alınması söz konusu olabiliyor. Yeni doğum yapan kadınların meme dokularında bazı değişimler meydana geldiğinden dolayı emzirme döneminin tamamlanmasının ve meme dokusunun toparlanıp eski haline dönmesinin ardından meme büyütme ameliyatının yapılması gerekiyor. Bu süre ise normal şartlar altında 6 ay ile 1 yıl arasında değişiklik gösterebiliyor. Meme büyütme operasyonları esnasında kullanılacak olan silikon protezlerin hastanın genel vücut yapısıyla boy-kilo oranına uygun olması gerekiyor. Bunun için yapılan vücut ölçümlerinin ardından hastaya memenin doğal görünümünü kaybetmeyeceği uygun ölçüdeki protezler için bir aralık sunuluyor. Silikon protez memenin alt kıvrımından ve doğru boyutta yerleştirildiği takdirde en doğal ve en iyi sonuç alınacağından göğsün silikon olduğunun anlaşılması söz konusu olmuyor. Meme büyütme operasyonlarında kullanılan silikon protezler ömür boyu kullanılabiliyor. Ayrıca bu protezlerin meme kanseri üzerinde bir etkisinin bulunmadığı da tıbbi çevreler tarafından kanıtlanmış bulunuyor.

Detaylı Bilgi Almak İçin: https://drevrenisci.com/

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER