Hayırlı Bayramlar

Kur'anî merhamet anlayışının yaşanması, üstün ahlâklı insanlar ve huzurlu toplum demektir. Aksi zihniyet ise zalim, huzursuz ve kötü ahlâklı insanlar üretir. Biz Müslümanların öncelikle yapmamız gereken su-i zannı bir yana bırakıp birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunu yeniden hayata geçirmek olmalı… Vicdanlı insanlara düşen görev çok açıktır; sabrı, merhameti ve hakkı tavsiye etmek.
 
Bu sabah yine bir bayram namazı kılındı. Bu, Allah huzurunda saf tutan müminlerin kardeşliklerinin göstergesiydi. Namazla başlayan Allah’a yakınlaşma ve kardeşlik ruhu… İslam ruhunu kıyamete kadar devam ettirecek olan, işte budur…

Bayramda kesilen kurbanla Müslümanlar, Allah'a karşı kulluk görevlerini, kestikleri kurbanın etlerini dağıtarak da insanlara olan sorumluluklarını yerine getirmiş olurlar. Bununla, insanlar arasındaki sevgi ve yakınlık duyguları artar. Kur’an’da, insanların kestikleri kurbanların kanlarının değil, yalnızca takvalarının Allah’a ulaşacağına işaret edilerek ibadetlerdeki samimiyetin önemini hatırlatılır:

(Kurbanların) ne etleri Allah'a ulaşır, ne de kanları. O'na ulaşan, yalnızca sizin O'na karşı gösterdiğiniz duyarlılık ve derin sorumluluk bilincidir. İşte bu amaçla, onları sizin yararınıza sunuyoruz ki, size ulaşma yolunu, yordamını gösterdiği (her türlü rahmet) için O'nun yüceliğini saygıyla anasınız. Öyleyse, o iyilik yapanları müjdele. (Hac Suresi, 37)

Bize sevgi, şefkat ve merhametin sanatını sevgili Peygamberimiz(asm) öğretir. Resûlullah(asm), etrafındaki kişilerin cehalet, art niyet, ön yargı, kötü ahlâk ya da zalimlik sebebiyle sergilediği kötü davranışlarına karşı, onları merhametle doğruya yönlendirme ve ıslah etme yolunu seçmişti. 

Onda bizim için güzel örnekler vardı; O hep Kuran'ı yaşadı. Ya biz? 
Merhameti, sevgiyi, hakkı tavsiye eden Peygamberimizin, kurtuluşumuza dair bize sunduğu onlarca reçeteden hangisini uyguladık? Kalplerimizin bir türlü şifa bulamamasının sebeplerinden biri de bu değil mi? 
Merhamet nefsi zorlar; merhamet etmek çaba ister, emek ister. Özellikle Deccal’in zulmünün en azgınlaştığı bu dönemde kalbi karartan kin ve nefretten sıyrılmak lâzım. Samimi iman ediyorsak, Peygamberimiz (asm)’ın aydınlattığı yolda güzel ahlâk göstererek örnek olmak, insanları güzel ahlâka davet etmek, uyarmak, merhameti hatırlatmak lâzım. 

Bayramla solunan kardeşlik duygusu, umulur ki daha da güçlenir ve namazla saf tutan Müslümanlar, kurşunla kaynatılmış gibi bir arada, gerçek anlamda samimiyeti, dostluğu ve kardeşliği yaşarlar. Allah, Peygamberimizin kalpleri imana ısındıran ve Kur’an ahlâkına yaklaştıran sevgisini ve merhametini kalplerimize raptetsin, o “İlâhi rahmetin parıltısı” ile ruhlarımızı aydınlatsın. 

“Hiçbiriniz, ben insanlarla beraberim. İnsanlar iyilik yaparsa ben de yaparım, kötü davranırsa ben de kötü davranırım diyen şahsiyetsiz kimselerden olmasın! Aksine insanlar iyilik yaparlarsa iyilik yapmak, kötü davranırlarsa, haksızlık etmemek için nefsinizi terbiye edin.” (Tırmizi, Rudani) 

Bayram, tüm İslâm dünyası için hayırlara ve birlik yönünde önemli gelişmelere vesile olsun inşa’Allah.

YORUM EKLE