Rektör Karabulut: “Türkiye’miz, kadınlarımız ve çocuklarımız için, ailelerimiz için de dünyanın en güvenli yeri olmalıdır”

Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Emine Erdoğan himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 8 Mart Kadınlar Günü ve Anadolu Kadın Gücü Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen özel program ve sergisine katıldı. Karabulut Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından gerçekleştirilen konser sonrasında bir dizi görüşmede bulundu.

Rektör Karabulut: “Türkiye’miz, kadınlarımız ve çocuklarımız için, ailelerimiz için de dünyanın en güvenli yeri olmalıdır”

Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Emine Erdoğan himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 8 Mart Kadınlar Günü ve Anadolu Kadın Gücü Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen özel program ve sergisine katıldı. Karabulut Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından gerçekleştirilen konser sonrasında bir dizi görüşmede bulundu.

Emine Erdoğan himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 8 Mart Kadınlar Günü programına katılan Rektör Karabulut, program sonrasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık ile bir araya geldi. Anadolu Kadın Gücü Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Özel programında kadınları temsilen açılış konuşması yapan Prof. Dr. Karabulut, kadınların iş hayatı ve toplumsal hayatta en iyi şartlarda yaşayabiliyorsa o toplumun daha emin adımlarla büyüyeceğini ifade etti.

“Ailesine, ülkesine, yaşadığı çevreye faydalı bireyler yetişmesi için kadınlarımıza imkanlar verilmelidir”

Rektör Prof. Dr. Karabulut, “Kadın merhamettir, şefkattir, sabretmektir kadın, doğruluktur, sır tutmaktır, sadakatin timsalidir kadın, cömertliktir, Rabbine şükretmektir kadın. Kadın annelik gibi kutsal önemli bir görevi üstlenen ve hayatın her türlü ağırlığını omuzlarında taşıyan kişidir. Bir toplumun en önemli yapı taşı ailedir, ailenin en temel unsuru ise annedir, kadın. “Yuvayı dişi kuş kurar” derler ya evet çok doğru bir söz, çünkü bir yuvada huzur mutluluk varsa bu kadın sayesindedir. Çocuklarımızın en temel eğitimini kadınlarımız, bizler veriyoruz. Ailesine, ülkesine, yaşadığı çevreye faydalı bireyler yetişmesi için kadınlarımıza imkanlar verilmelidir” dedi.

“Gerçekleştirilen programlara sadece etkinlik gözü ile bakılmamalı”

Karabulut, gerçekleştirilen birçok etkinlik olduğunu belirterek bu etkinliklerden ders çıkarılması gerektiğini vurgulayıp, “Aynı anda o kadar fazla etkinlik yapılıyor ki konuya sadece etkinlik gözünde bakıldığını görüyoruz. Kadınlarımızın yaşadığı sorunları sadece 8 Mart’ta tartışmak veya konuşmak asla yeterli değildir. Bu anlamda hep birlikte el ele vererek çalışmalıyız. Günümüzde Kadınlara bundan bir 10 yıl öncesine kadar baktığımızda çok daha değer veriliyor önem veriliyor. Bakanlıklarımızın yapmış olduğu çalışmalar çok önemli örneğin Kadın Destek Uygulaması KADES isimli çalışma ile birçok şiddet gören kadınımızın hayatı kurtuldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığımızın bu ortak çalışması birçok kadının umudu olmuş oldu. Tabi ki bu tür çalışmalar yapılmalı ancak hepimiz bu görevi üstlenmeliyiz, kadınların hak ettiği yerlerde olması için çabalamalıyız. Bugün burada bulunan STK temsilcilerimiz bu konuda büyük bir rol üstleniyorlar biliyorum” ifadelerine yer verdi.

“Bizler ürettikçe bütün olumsuz algıları yıkabiliriz”

Üretimin sadece çalışan kadınların değil tüm kadınlar tarafından yapılabileceğini belirten Karabulut, “Bizler üreten kadınlar olmalıyız, bizler ürettikçe bütün olumsuz algıları yıkabiliriz. Bu anlamda özellikle Cumhurbaşkanlığımızın çok önemli çalışmaları, destekleri oluyor. Emine Erdoğan Hanımefendinin öncü olduğu birçok projeyi yine kadınlarımız sürdürüyor. Üretmek dedik ya hanımefendinin bir programında söylediği şu cümle çok önemliydi "Üreten kadın deyince aklımıza hep ’çalışan kadın’ geliyor. Evinde, tarlasında, kendi atölyesinde sabahtan akşama kadar çocukları, ailesi, yuvası için gayret gösteren nice kadınımız var.” evet tabi ki çalışacağız ama evde ev hanımlarımızda üretecekler. Üniversitemiz bünyesinde açtığımız Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezimiz bu doğrultuda çalışmalarını yürütüyor, üreten kadın vizyonunun yayılımı için gerekli tüm çalışmayı bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda kadınlara uygulanan psikolojik, fiziki şiddet ve mobbing ile ilgili bilinçlendirme faaliyetlerine de önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin mazlumların sığındıkları bir liman olduğuna dikkat çeken Karabulut, bu özelliğin kadınlar, çocuklar içinde aynı şekilde olması gerektiğini ifade etti. Karabulut, konferans sonrasında düzenlenen kıyafet sergisinde Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, 25-26. Dönem İstanbul Milletvekili Hasan Sert, Anadolu Kadın Gücü Derneği Genel Başkanı Nurcan Demir ile MTÜ Moda Tasarım bölümü çalışmaları hakkında fikir alışverişinde bulundu.

Karabulut, program sonrasında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) tarafından düzenlenen, başarılı besteci ve Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Orkestra Şef Yardımcısı Eray İnal’ın yönetimini üstlendiği, Süleyman Yardım’ın sanat yönetmenliğini yaptığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Özel Konseri’ne katıldı. Konser sonrasında Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Petek Aşkar, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İstanbul Milletvekili Ravza Kavakcı Kan ile bir araya geldi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER