Türkiye ve Katar arasında imzalanan milyar dolarlık fırkateyn anlaşması ve savunma iş birlikleri İsrail basınında geniş yankı buldu. İsrailli bakanlardan Türkiye'nin Gazze planlarına sert çıkışlar geldi. Tüm detaylar haberimizde.
Son dönemde hız kazanan Türkiye-Katar savunma iş birlikleri, bölgedeki dengeleri etkileyecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Özellikle imzalanan milyar dolarlık fırkateyn anlaşması, İsrail basını ve siyasetinde "alarm zilleri" olarak yorumlandı. Tel Aviv'deki yayınlar, Ankara-Doha hattındaki bu stratejik ortaklığın Netanyahu hükümeti üzerindeki etkilerini masaya yatırıyor.
MİLGEM'in Gururu: İSTİF Sınıfı Fırkateynler Katar Yolunda
İsrail'in Defense News kaynaklı haberlerine göre, anlaşmanın merkezinde Türk TAIS Gemi İnşa Konsorsiyumu tarafından üretilecek iki adet İSTİF sınıfı fırkateyn bulunuyor. Yaklaşık 1 milyar dolar değerindeki bu anlaşma, Katar Donanması'nın açık denizlerdeki savunma ve projeksiyon kapasitesini önemli ölçüde artıracak.
Türkiye'nin milli gururu MİLGEM (Milli Gemi) programı kapsamında geliştirilen İSTİF sınıfı fırkateynler, modüler tasarımları ve son teknoloji entegre savaş sistemleriyle dikkat çekiyor. 113 metre uzunluğa ve 3.000 tonun üzerinde deplasmana sahip bu gemiler, Türk savunma sanayisinin dünya çapındaki yükselen itibarını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sadece Fırkateyn Değil: İnsansız Deniz Sistemlerinde Ortak Üretim
Türkiye ile Katar arasındaki iş birliği, fırkateyn anlaşmasıyla sınırlı kalmıyor. Türk savunma şirketi STM ile Katar tarafı arasında, insansız ve otonom deniz platformlarının ortak geliştirilmesi ve üretimine yönelik bir mutabakat zaptı da imzalandı. İsrail basınındaki haberlere göre, başta ASELSAN olmak üzere Türk savunma sanayisinin önde gelen şirketleriyle beş ayrı anlaşmaya daha imza atıldı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bir analist, "Türkiye ve Katar arasındaki savunma iş birliği, Netanyahu'nun bölgesel planlarını doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Özellikle Türk savunma sanayisinin fuarlardaki yükselen profili ve ihracat başarıları Tel Aviv'de yakından ve endişeyle takip ediliyor" ifadelerini kullandı.
İsrail'den Sert Tepkiler: “Türkler Gazze'ye Giremeyecek”
Savunma anlaşmalarının yankıları, İsrail iç politikasına da yansıdı. İsrail Bilim ve Teknoloji Bakanı Gila Gamliel, katıldığı bir radyo programında, Türkiye'nin olası bir Gazze Barış Gücü'ne katılımı ihtimaline sert çıkarak, "Türkler Gazze'ye giremeyecek" açıklamasını yaptı.
Hükümetin aşırı sağcı isimlerinden Yerleşim Bakanı Orit Strock ise uluslararası bir barış gücü planını "kötü bir plan" olarak nitelendirdi. Strock, Gazze'nin yeniden işgal edilmesi gerektiğini savunarak, İsrail askerlerinin risk altına atılmaması gerektiğini, aksi takdirde koalisyondan çekilebileceğini dile getirdi. Strock ayrıca, Gazze'deki tek yetkili merciin İsrail olması gerektiğini vurgulayarak, Filistinlileri içeren tüm yönetim modellerini reddetti.
Türk Savunma Sanayisi Küresel Bir Marka Olma Yolunda
Türkiye, MİLGEM programı kapsamında geliştirdiği gemilerle uluslararası arenada önemli bir ihracat başarısı yakaladı. Daha önce Endonezya için 2 adet İSTİF sınıfı fırkateyn, Pakistan'a 4, Ukrayna'ya 2, Malezya'ya 3 ve Romanya'ya 1 adet ADA sınıfı korvet tedarik eden Türkiye, Katar anlaşmasıyla da bu başarısını taçlandırmış oldu. Bu durum, Türk savunma sanayisinin küresel bir marka haline geldiğinin en net göstergelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Son gelişmeler, Türkiye'nin bölgesel dengelerde oynadığı aktif rolü ve savunma diplomasisinin etkisini bir kez daha kanıtlar nitelikte. Ankara-Doha hattında güçlenen stratejik ortaklık, önümüzdeki dönemde bölge dinamiklerini şekillendirmeye devam edecek gibi görünüyor.