Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, 1938 yılına ait son derece ilginç bir diplomatik yazışmayı arşivlerden çıkararak gün yüzüne çıkardı. Belgede, Amerikan Ziraat Nezareti’ne hediye edilmek üzere Erzurum havalisinden özel olarak seçilip satın alınan çoban köpeklerinin İstanbul’daki Aygır Deposu’na gönderilmesi ve oradan teslim edilmesi süreci ayrıntılı biçimde anlatılıyor.
1938 yılına tarihlenen belgede, Erzurum’un çoban köpeklerinin özellikle tercih edilme sebebi olarak dayanıklılıkları, zekâları, sürü yönetimindeki becerileri ve sert iklim koşullarına uyumları öne çıkıyor. Bu nitelikler, Erzurum’un uzun yıllardır bilinen hayvancılık kültürünün, uluslararası düzeyde dahi dikkat çektiğini gösteriyor. Amerikan Ziraat Nezareti’nin talep ettiği köpeklerin özellikle Erzurum yöresinden satın alınması, bölgenin yetiştirici kimliğinin 20. yüzyılın ilk yarısında bile ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor. Yazışmada, köpeklerin Aygır Deposu’na ulaştırılmasının ardından süreç hakkında Amerikan Büyükelçiliğinin resmen bilgilendirildiği ifade ediliyor. Buna karşılık elçilikten gelen notada, Amerikan Ziraat Nezareti’nin çoban köpeklerini Amerika’ya taşımak için "American Export Line" ile anlaşmak üzere olduğu, uygun vapur bulunduğunda Türk makamlarının haberdar edileceği belirtiliyor. Bu ifade, hayvan naklinin dahi dönemin diplomatik ilişkilerinde ciddi bir prosedür gerektirdiğini ortaya koyuyor.
Zorlu iklim koşullarına dayanıklılar
Söz konusu belge, yalnızca bir nakliye yazışması olmanın ötesine geçerek, Erzurum’un yetiştiricilik ve hayvancılık kültürünün uluslararası bir diplomatik hediye seviyesine yükselmiş olduğunu gözler önüne seriyor. Zorlu iklim koşullarına dayanıklı, sürüyü koruma ve yönlendirme konusundaki üstün özellikleriyle bilinen Erzurum çoban köpekleri, böylece 1938’de Türkiye’nin Amerika ile kurduğu ilişkilerde kendine özgü ve dikkat çekici bir rol üstlenmiş oluyor. Taner Özdemir’in ortaya çıkardığı bu belge, Erzurum’un tarih ve kültür atlasına yeni bir boyut daha ekliyor. Özdemir, Erzurum’un yakın dönem tarihine ilişkin bu tür belgelerin, hem akademik araştırmalar hem de yerel tarih çalışmaları açısından önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor. Ayrıca yürüttüğü arşiv çalışmalarının devam ettiğini ve Erzurum’un bilinmeyen yönlerini aydınlatacak daha pek çok belgenin gün yüzüne çıkarılacağını ifade ediyor. Bu 1938 tarihli diplomatik yazışma, Erzurum’un yalnızca coğrafi konumuyla değil; hayvan yetiştiriciliği, kültürel birikimi ve özgün değerleriyle de uluslararası ilişkilerde yer bulduğunu gösteren nadir örneklerden biri olarak dikkat çekiyor.