ABD'nin yayımladığı yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi, Orta Doğu'nun birincil öncelik statüsünü sonlandırırken, Türkiye'yi Suriye'nin istikrarında "kilit aktör" olarak tanımladı. İşte Trump'ın duyurduğu, Avrupa'ya sert uyarılar içeren ve küresel dengeyi değiştirecek o stratejinin detayları.
ABD Başkanı Donald Trump'ın kamuoyuna sunduğu yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi, Washington'ın dış politika rotasında köklü bir değişimi işaret ediyor. 33 sayfalık belge, Orta Doğu'nun yarım asrı aşkın süredir sürdürdüğü "birinci öncelik" statüsünün resmen sona erdiğini ilan etti. Stratejinin en dikkat çeken unsurlarından biri ise Türkiye'nin Suriye'nin istikrarı ve bölgesel denklemde "kilit aktör" olarak tanımlanması oldu.
Orta Doğu'nun Öncelik Statüsü Tarihe Karışıyor
Belgede, Amerikan dış politikasının son 50 yılda Orta Doğu'ya diğer tüm bölgelerden daha fazla öncelik verdiği hatırlatılarak, "Ancak bugün bu dinamiklerin en az ikisi artık geçerli değil" ifadesi kullanıldı. ABD'nin artık net bir enerji ihracatçısı konumuna gelmesi ve enerji kaynaklarının çeşitlenmesi, bu köklü değişimin gerekçeleri arasında gösterildi. Washington'ın artık bölgede yalnızca Hürmüz Boğazı'nın açık kalması, İsrail'in güvenliği ve terör tehdidinin ABD'ye yönelmemesi gibi temel kırmızı çizgilere odaklanacağı aktarıldı.
Suriye İçin Türkiye Vurgusu: “İstikrarın Anahtarı Ankara'da”
Yeni strateji belgesi, Türkiye'yi Suriye meselesinin merkezine yerleştiren ifadelerle dikkat çekiyor. Suriye'nin potansiyel bir sorun olmaya devam ettiği, ancak ABD, Arap ülkeleri, İsrail ve özellikle **Türkiye'nin desteğiyle istikrar kazanabileceği** vurgulandı. Metinde, "Suriye, bölgede ayrılmaz ve olumlu bir aktör olarak hak ettiği yeri yeniden alabilir" denilerek, Ankara'nın rolünün hayati olduğunun altı çizildi. Öte yandan, belgede Doğu Akdeniz, Ege veya Kıbrıs gibi konuların geçmemesi, Türkiye'nin bu bölgelerdeki politikaları için yeni bir stratejik manevra alanı oluşturuyor.
Trump'ın Sert Mesajı: “Önce Amerika”
Strateji belgesinin yayımlanmasının ardından konuşan Başkan Trump, "Yaptığımız her şeyde Amerika'yı ilk sıraya koyuyoruz" mesajını verdi. Belge, küresel göç hareketlerini kargaşayla ilişkilendirirken, "Kitlesel göç dönemi sona ermelidir" ifadesiyle sınır güvenliğinin ulusal güvenliğin temel unsuru olduğunu vurguladı. Ayrıca, Çin'den 21 kez söz edilen belgede, "çıkarcı davranışlar ve yağmacı ekonomik uygulamalar tolere edilmeyecek" denilerek ticarette sert bir çizgi çizildi.
Avrupa'ya Sert Uyarı: “20 Yılda Tanınmaz Hale Gelebilir”
Diplomasi çevrelerinde en çok yankı uyandıran bölümlerden biri de Avrupa'ya yönelik eleştiriler oldu. ABD'nin strateji belgesinde, Avrupa'nın sosyal uyumunun kırılgan olduğu, göç politikalarının kıtayı dönüştürdüğü ve siyasi özgürlüklerin baskı altında olduğu iddia edildi. Avrupa için yapılan, **"Mevcut eğilimler devam ederse kıta 20 yıl veya daha kısa bir süre içinde tanınmaz hale gelecektir"** şeklindeki ifade, sert bir uyarı olarak yorumlandı. NATO'nun geleceğine dair, "Uzun vadede bazı NATO üyelerinin çoğunluğunun Avrupalı olmayanlardan oluşması olasıdır" öngörüsü de dikkat çekti.
Çin ve Rusya'ya Yönelik Yeni Denge Arayışı
Belge, Çin ile ekonomik ilişkilerin yeniden dengeleneceğini ve Tayvan üzerinde bir çatışmanın caydırılmaya çalışılacağını açıkça ortaya koydu. Rusya konusunda ise Ukrayna savaşının sona erdirilmesinin, Moskova ile stratejik istikrarın yeniden tesis edilmesi için bir ön koşul olduğu belirtildi. ABD'nin küresel askeri varlığını yeniden düzenleyeceği ve "Amerika Birleşik Devletleri'nin Atlas gibi tüm dünya düzenini desteklediği günler sona erdi" mesajıyla, daha odaklı ve sert bir dış politika dönemine girildiği sinyali verildi.