Türkiye-Türk cumhuriyetleri ilişkilerinde yeni ufuklar

Çavuşoğlu’nun altı günlük Orta Asya ziyaretinde diplomatik ilişkilerden ekonomiye, enerjiden ulaşıma, kültürden eğitime birçok konu ele alındı. Bunlar, Türkiye ile Türk cumhuriyetleri ilişkilerinin önümüzdeki beş yılın gündemini oluşturacak konular.

Türkiye-Türk cumhuriyetleri ilişkilerinde yeni ufuklar

İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 5-10 Mart tarihleri arasında Orta Asya Türk cumhuriyetlerini ziyaret etti. Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan’da bulunan Çavuşoğlu’nun ziyaretinin zamanlaması oldukça anlamlı. Türk cumhuriyetleri, diğer bütün eski Sovyet cumhuriyetleri gibi 2021’de bağımsızlıklarının 30. yılını kutluyorlar. Dolayısıyla bu yılın hemen başında Türk dışişleri bakanının bu ziyareti gerçekleştirmesi, tıpkı 1991’de Ankara’nın bu cumhuriyetleri ilk tanıyan ülke olması gibi hem önemli hem de anlamlı. Ziyaretin bir başka önemi Azerbaycan’ın yıllardır işgal altında kalan topraklarını kurtarmasından sonra gerçekleşmesinden kaynaklanıyor ki, II. Karabağ Savaşı sırasındaki Ankara-Bakü dayanışması tüm Türk cumhuriyetleri için de iyi bir örnek teşkil etti.

Ziyaretin neden Kazakistan’ı kapsamadığı sorusu, cevabı baştan verilmesi gereken bir soru. Bunu da iki hususla açıklamak mümkün: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Mart’ta Kazakistan’a resmî ziyarette bulunması planlanıyor. Diğer taraftan Türkmenistan ve Özbekistan ile münasebetler ancak son yıllarda ivme kazanarak gelişmeye başladı. Ankara’nın uzun yıllar arasının belki de en iyi olduğu Türk cumhuriyetlerinden Kırgızistan’la münasebetlere ise son yıllarda FETÖ faktörü az da olsa gölge düşürdü. Kazakistan ise Azerbaycan’dan sonra Türk cumhuriyetleri arasında Türkiye ile en yakın ilişkilere sahip ülke. Çavuşoğlu’nun bu ziyareti hem münasebetlerin seyrinin değerlendirilmesi ve önümüzdeki yıllar için yol haritasının çizilmesi, hem de ilişkilerin yeni bir boyuta taşınması açısından önemli bir gelişme oldu.

Türk cumhuriyetlerini bağımsızlıklarının ilk gününden itibaren tanıyan ve devletleşme süreçlerine imkânları dâhilinde ve karşılıksız olarak destek veren Türkiye, Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 30. yılında da yanlarında olduğunu gösterdi.

TÜRK CUMHURİYETLERİ İLE İŞBİRLİĞİ ALANLARI GENİŞLİYOR
Çavuşoğlu’nun Orta Asya gezisinde ilk ziyaret ettiği ülke Türkmenistan oldu. Mevkidaşı Raşid Meredov ve Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov ile yapılan görüşmelerden anlaşıldığı üzere 2021 yılı, Türkiye-Türkmenistan diplomatik münasebetleri açısından yoğun geçecek. İkili zirvelerin yanı sıra Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan Üçlü Zirvesi’nin de gerçekleşmesi ve ekonomi, enerji, ulaşım, lojistik konularında işbirliği anlaşmalarının imzalanması planlanıyor. 2018’de iki ülke arasındaki ticaret hacmi, tüm dünyayı saran ekonomik kriz sebebiyle bir düşüş gösterse de 2019’da yeniden yükselişe geçti (yaklaşık 1,5 milyar dolar), hatta 2020’de de pandemiye rağmen artmaya devam etti. Yine geçtiğimiz 30 yılda Türkiye Türkmenistan’da yaklaşık 50 milyar dolar değerinde binden fazla proje hayata geçirdi. Bakanın özellikle enerji alanına vurgu yapması ve bir başka enerji devi Azerbaycan’ın katılımıyla Üçlü Zirve’nin yapılacak olması ise tarafların yeni enerji projeleri üzerinde çalıştığına işaret ediyor. Nitekim bu husus, Rusya ve Çin’e alternatif enerji güzergâhları arayışında olan Türkmenistan’ın da “enerji merkezi” hâline gelen Türkiye’nin de büyük önem verdiği bir konu. Yine Berdimuhammedov’un ülke tüm uçaklara ve tırlara kapalı olmasına rağmen Türk Hava Yolları’nın (THY) Türkmenabat’a uçmaya başlaması ve Türk tırlarına geçiş izni verilmesi kararı alması, Türkmen yetkililerinin bir jesti olarak kabul ediliyor ve aynı zamanda Türkiye ile işbirliğini arttırma konusunda istekli olduklarını gösteriyor.

2021 yılı, Ankara’nın Türk cumhuriyetleriyle diplomatik münasebetlerinin zirvede olduğu bir dönem olacak. Zira en üst seviyede karşılıklı ziyaretler gerçekleştirileceği gibi kurulan çeşitli komisyonların zirveleri de yapılacak.

Özbekistan ziyareti da tarafların ikili ilişkilerin gelişimine büyük önem verdiklerini gösteriyor. Semerkand’da Türkiye Cumhuriyeti başkonsolosluğunun açılması ve pandemi sonrasında uçak seferlerinin de artırılmasının kararlaştırılması, bunun en büyük göstergesi. Yine Özbekistan’ın tarihî şehirlerinden Semerkand, Buhara ve Hive’de turizm altyapısının geliştirilmesi sürecine Türk şirketlerinin aktif olarak katılacak olması da hem yatırım hem turizm alanındaki işbirliğini güçlendirecektir. Ziyaret arifesinde Taşkent Büyükelçiliği’ne atanan tecrübeli diplomat Olgan Bekar da ikili işbirliğine büyük ivme kazandıracaktır.

Özbekistan ziyareti sırasında Mevlüt Çavuşoğlu’nun alınan kararların Özbekistan’ı ziyaret edecek Türkiye vatandaşlarının sayısını artıracağını belirtmesi son derece önemli. Zira bu husus iki kardeş halkın birbirlerini daha iyi tanımalarını sağlayacak. Bu bağlamda “Mendirman Celaleddin” (Ben Celaleddin’im) isimli ortak dizinin çekilmesi ve Özbekistan’da gösterime girmesi, ilişkilere önemli katkı sunacağı gibi iki ülke yetkililerin de bu konulara büyük önem verdiğini gösteriyor. Ziyaret sırasında bölgesel gelişmelerle ekonomik ilişkilerin artırılması gibi konular ele alınsa da bu konuların ayrıntılı olarak 2021 yılı içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirmeyi planladığı Özbekistan ziyareti sırasında detaylıca görüşülmesi kararlaştırıldı. Bunlar arasında en merak edileni şüphesiz savunma sanayii alanındaki işbirliği potansiyelleri. Özellikle Karabağ Savaşı’ndan sonra birçok ülke Türkiye’nin insansız hava araçlarına ilgi göstermeye başladı. Bunlardan biri de Özbekistan. Yine taraflar ilk aşamada Tercihli Ticaret Anlaşması, ardından Serbest Ticaret Anlaşması’nı hayata geçirmek için çaba gösteriyorlar. Tüm bunlar şüphesiz ikili ticaret hacminin de (2,3 milyar dolar) artmasını sağlayacaktır.

Bakan Çavuşoğlu Özbekistan’dan sonra Kırgızistan’a geçti. Türkmenistan ve Özbekistan’da olduğu gibi burada da hem mevkidaşı hem de cumhurbaşkanıyla görüştü. Bu husus tek başına Türk cumhuriyetlerinin Türkiye’ye ve Türkiye ile ilişkilere ne kadar büyük önem verdiğini gösteriyor. Kırgızistan ile de Tercihli Ticaret Anlaşması’nın imzalanması konusunda çalışmalar devam ettiriliyor. Tıpkı Türkmenistan gibi Kırgızistan ile de ticaret hacminde son yıllarda düşüş yaşanmadı. Ancak diğer bölge ülkelerine kıyasla Kırgızistan’la Türkiye arasındaki ticaret hacmi daha düşük seviyede; bu nedenle taraflar ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkarmak konusunda anlaştılar. Ülkedeki Türk yatırımları da 1 milyar dolara ulaşmış durumda. Ziyaret sırasında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ne bağlı sağlık ocağı ile laboratuvarın açılışı da yapıldı. Bu birimlerin üniversiteye bağlı Tıp Fakültesinin temelini oluşturması planlandığı gibi Kırgız-Türk Dostluk Hastanesi’nin açılışı da gündemde. Kırgızistan ziyaretinin belki de en önemli neticelerinden biri, Türkiye Maarif Vakfı’nın bölgedeki ilk okulunun Kırgızistan’da açılacağının duyurulması oldu. Bu adımla FETÖ’nün bölgedeki etkisinin azaltılması planlanıyor.

İLİŞKİLERİN YOL HARİTASI ÇİZİLDİ
Görüldüğü gibi Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun altı günlük Orta Asya ziyareti sırasında diplomatik ilişkilerden ekonomiye, enerjiden ulaşıma, kültürden eğitime birçok konu ele alındı. Bunlar, Türkiye ile Türk cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerin önümüzdeki beş yılın gündemini oluşturacak konular. Diğer bir deyişle bu ziyaret sırasında Türkiye-Türk cumhuriyetleri ilişkilerinin yol haritası çizildi. Öyle anlaşılıyor ki 2021 yılı, Ankara’nın Türk cumhuriyetleriyle diplomatik münasebetlerinin zirvede olduğu bir dönem olacak. Zira en üst seviyede karşılıklı ziyaretler gerçekleştirileceği gibi kurulan çeşitli komisyonların zirveleri de yapılacaktır. Türkiye’nin 2021’de Türk Konseyi Başkanlığı’nı Azerbaycan’dan devralması da bu bağlamda önemli.

Bugüne kadar Türkiye ile Orta Asya’da Türk cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerde daha çok kültürel işbirliği ön plana çıkarıldı. Bu bağlamda Türk Konseyi, Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Akademisi, Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) gibi kuruluşlar önemli katkıda bulundular. Son yıllarda Türkiye’nin bölgesel güç olarak konumunu pekiştirmesi, Suriye’den Kafkasya’ya bölgesel gelişmelerde önemli rol oynaması, enerji ve savunma sanayi gibi alanlarda büyük bir mesafe kat etmesi gibi faktörler Türkiye’nin bölge ülkeleriyle münasebetlerinin yalnızca kültürel alandaki işbirliği ile kalamayacağını gösterdi. Nitekim ziyaret sırasında da enerji ve askerî konular görüşüldüğü gibi Türk cumhuriyetleri de dış politika ve ekonomi alanlarında güçlü ve güvenilir ortak sayısını artırmak istiyorlar. Türkiye, Çin ve Rusya’dan sonra Türk cumhuriyetlerinin üçüncü en büyük ticari ortağı hâline geldi. Yatırımlar konusunda ise cumhuriyetlerin bazılarında birinci sırada yer alıyor. Türkiye’nin savunma sanayi ve enerji alanında izlediği başarılı siyaset, önümüzdeki yıllarda bu iki alanda işbirliğinin artmasını sağlayacak.

Türk cumhuriyetlerini bağımsızlıklarının ilk gününden itibaren tanıyan ve devletleşme süreçlerine imkânları dâhilinde ve karşılıksız olarak destek veren Türkiye, Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 30. yılında da yanlarında olduğunu gösterdi. 2021 yılı adeta Türkiye-Türk cumhuriyetleri İlişkileri Yılı olacak ve ilişkiler bağlamında önümüzdeki dönemin temelini oluşturacak.

[Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesidir]

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER