Tarih: 16.02.2026 21:10

MHP'den Öcalan'ın 'Umut Hakkı' Konusunda Kritik Açıklama

Facebook Twitter Linked-in

MHP'li Feti Yıldız, Öcalan'ın 'umut hakkı' tartışmalarına ilişkin "AİHM kararları üzerinden içerik olarak mutlaka olacak" açıklamasını yaptı. En erken tahliye tarihi ve mevzuat değişikliği gerekliliği hakkında detaylar.

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili gündeme gelen 'umut hakkı' tartışmalarına ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu. Yıldız, Meclis'teki ortak raporda 'umut hakkı'nın başlık olarak yer almasa da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları referans alınarak içerik olarak mutlaka yer alacağını ifade etti.

Terörsüz bir Türkiye hedefiyle yürütülen süreçte, PKK/KCK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşulları ve olası tahliye süreçlerine ilişkin "umut hakkı" tartışmaları devam ederken, Milliyetçi Hareket Partisi'nden (MHP) konuya dair kritik bir açıklama geldi.

MHP'li Yıldız: "AİHM Kararları Üzerinden İçerik Olarak Yer Alacak"

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, gündeme ilişkin yaptığı açıklamada, "Biz raporun hızlanması gerektiğini, zaten sürecin çok uzadığını, halkımızın gözünün öncelikle raporda ama asıl olarak da meclisten çıkacak yasalarda olduğunu, atılması gereken acil adımların artık bekletilmemesi gerektiğini, öteden beni söylüyoruz. Bilindiği gibi bu daha sürecin en başında biz güven artırıcı önlemler olsun, güven artırıcı adımlar atılsın demiştik."

Umut hakkı tartışmasının hatırlatılması üzerine Emir, "Bu konuda herkesin kafasının, aklının berrak olması gerekir. Bu komisyon kuruluş amacı Türkiye'de demokratikleşme, hukuk devleti standartlarını yükseltme ve terörü kalıcı olarak bitirecek toplumsal barış ortamını inşa etmemiz. Dolayısıyla da demokratikleşme ile ilgili, hukuk devleti ile ilgili birçok başlık burada olacak. Bunun içerisinde infazla ilgili hükümler dolacak, terörle mücadele kanunu ile ilgili dolacak, Türk Ceza Kanunu içinde önerilerimiz olacak, Basın Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu gibi demokrasimizin standardını yükseltecek birçok öneri yer alacak. Ama şunun bilinmesi lazım. Burada bir kişi için veya bir grup için bir düzenleme veya bir öneri söz konusu olmayacak. Biz tüm Türkiye'nin toplamdaki demokrasi standardını yükseltmek istiyoruz ve yapacağımız her öneri 86 milyon olacak. Kişiye özel, kişiye özgü bir atıf veya bir önerme olmayacak" ifadelerini kullandı." dedi. 

Taslakta Doğrudan Bir İfade Yer Almıyor

Daha önce, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kurulan komisyonun hazırladığı taslak metinde, Öcalan'a özel olarak "umut hakkı" getirilmesine yönelik doğrudan bir ifadenin yer almadığı belirtilmişti. Tartışmalar, daha genel bir infaz hukuku reformu ve AİHM içtihatları çerçevesinde şekilleniyor.

Mevzuat Değişikliği Gerekiyor

Hukuk uzmanları, mevcut Türk hukuk sisteminde "umut hakkı"nın uygulanabilmesi için Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza İnfaz Kanunu'nda (CİK) önemli değişiklikler yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle, "anayasal düzene karşı işlenen suçlar" kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlülerin şartlı salıverilmesinin önünde engel teşkil eden düzenlemelerin kaldırılması, bu hakkın hayata geçirilmesinin ön koşulu olarak görülüyor.

En Erken Tahliye Tarihi 2035 Olarak Öngörülüyor

Hukuki analizlere göre, herhangi bir yasa değişikliği gerçekleşse dahi, Abdullah Öcalan'ın tahliye süreci uzun bir zaman dilimini kapsayacak. Öcalan'ın 15 Şubat 1999 tarihindeki tutukluluğunun başlangıcı esas alındığında, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri için öngörülen 36 yıllık infaz süresi 15 Şubat 2035 tarihinde dolacak. Hukukçular, bu tarihten önce şartlı salıverme değerlendirmesi yapılmasının mevcut kanunlar çerçevesinde mümkün olmadığını ifade ediyor.

Süreç Nasıl İşleyecek?

Uzmanlara göre, olası bir yasal reform süreci şu adımları içerebilir:

1. TBMM'de TCK ve CİK'te değişiklik yapılması.

2. Değişikliklerin, ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin şartlı salıverilme koşullarını yeniden düzenlemesi.

3. AİHM içtihatlarının ve "umut hakkı" ilkesinin bu değişikliklere yansıtılması.

4. Yasa değişikliği sonrası, her bir hükümlü için bireysel değerlendirme süreçlerinin başlatılması.

MHP'li yetkilinin açıklaması, terörle mücadele ve hukuk reformu ekseninde devam eden tartışmalarda, uluslararası hukuk normlarının ve AİHM kararlarının referans alınacağına dair bir mesaj taşıyor. Ancak, somut adımların atılması için yasal altyapıda köklü değişiklikler gerekiyor ve her durumda, Öcalan'ın tahliyesi gibi bir sonuç, öngörülebilir gelecekte hukuki olarak mümkün görünmüyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —