Halep'te Suriye ordusu ile YPG arasında yaşanan çatışmalarda, YPG unsurlarına Kandil'den 'kalın ve çatışın' talimatı verildiği açıklandı. MİT'in sorunu çözmek için masada yoğun çaba gösterdiği belirtilen açıklamada, tüm sivil kayıpların sorumluluğunun Kandil'de olduğu vurgulandı.
Halep'te Suriye ordusunun terör örgütü YPG'ye yönelik başlattığı operasyonun ardındaki gerçekler netleşmeye başladı. Güvenlik kaynakları, YPG unsurlarına bölgeden çekilmek yerine "kalın ve çatışın" talimatının terör örgütü PKK'nın merkezi Kandil'den geldiğini açıkladı. Yaşanan tüm sivil kayıpların sorumluluğunun da bu talimatla Kandil'e ait olduğu belirtildi. Açıklamada, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) krizi çözmek için ilk andan itibaren masada kalmakta ısrar ettiği ve yoğun çaba gösterdiği vurgulandı.
Kandil'in Çatışma Emri ve Sahadaki Gelişmeler
Güvenlik kaynaklarından yapılan değerlendirmelere göre, Suriye hükümeti, 10 Mart Mutabakatı kapsamında YPG'nin Halep'teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini çatışmasız terk etmesi için yaklaşık 10 aydır siyasi müzakereler yürütüyordu. Ancak örgütün bu süreci masa başında oyalama, sahada ise saldırıları sürdürme stratejisi izlediği kaydedildi. YPG'nin Ocak 2026 başında Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı noktalara saldırısı üzerine tansiyonun yeniden yükseldiği ve Suriye Savunma Bakanlığı'nın sınırlı bir operasyon planladığı ifade edildi.
Operasyonun ilk aşamalarında Şeyh Maksud'un dış mahalleleri çatışmasız temizlenirken, mahallelerin kuşatılmasının ardından Kandil yönetiminden bölgedeki unsurlara "kalın ve savaşın" talimatı geldiği aktarıldı. Suriye ordusunun sivil kayıpları önlemek için azami hassasiyet gösterdiği, ancak YPG'nin sivilleri canlı kalkan olarak kullanmaya ve hastane gibi kritik noktalara yerleşmeye devam ettiği belirtildi.
MİT'in Uzlaşı Arayışları ve YPG'nin Tavrı
Konuya ilişkin açıklamalarda, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) çatışmaların başladığı andan itibaren diyalog kanallarını açık tutmak ve sorunu masada çözmek için yoğun çaba sarf ettiği bilgisi paylaşıldı. Sivillerin güvenli şekilde tahliyesi için oluşturulmaya çalışılan uzlaşının ise YPG tarafından baltalandığı ifade edildi. YPG'nin yaşananları etnik bir çatışma gibi lanse etmeye çalıştığı, ancak bunun örgütün Suriye'nin geleceğini ve kaynaklarını sömürme kaygısından kaynaklandığı vurgulandı. Açıklamada, "Kürt halkı Suriye'nin asli unsurudur. Yaşananlar, YPG'nin temsil ettiğini iddia ettiği halkın güvenliğini hiçe saymasıdır" denildi.
"Arap-Kürt Çatışması Değil, Terör Örgütünün Stratejisi"
Güvenlik kaynakları, Halep'te yaşananların YPG'nin lanse ettiği gibi bir Arap-Kürt çatışması olmadığının altını çizdi. Çatışmaların esas nedeninin, YPG'nin Suriye'deki siyasi süreci sabote ederek kendi varlığını sürdürme ve kaynakları sömürme stratejisi olduğu belirtildi. Suriye'de etnik temelli ayrıştırıcı politikaların terk edildiği, tüm unsurları kapsayan ortak bir gelecek inşasının hedeflendiği ifade edildi.
Terörsüz Türkiye Süreci Kararlılıkla Devam Edecek
Açıklamaların son bölümünde, Halep'te yaşanan tüm bu gelişmelere rağmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlatılan "Terörsüz Türkiye" sürecinin kararlılıkla sürdürüleceği teminatı verildi. Söz konusu olayların bu süreci sekteye uğratamayacağı vurgulandı. Türkiye'nin bölgedeki her türlü gelişmeyi yakından izlemeye ve güvenlik politikalarını kararlılıkla uygulamaya devam edeceği bildirildi.