24 Haziran 2018 Şer İttifakına Ders Verme Zamanı

24 Haziran 2018 seçimleri daha önce maskeleri ile aramızda dolaşan siyasileri ve onların partilerinin maskelerini düşürüp, gerçek yüzlerini açığa çıkarması açısından, önemli bir siyasi laboratuvar oldu.

Halkı kandırmak için cumhuriyetçi, milliyetçi görünenlerin, devletimizin zayıflatılıp yok edilmesinin aktörü olduğu, Milli Görüşçü görünenlerin de Merhum Necmettin Erbakan’a ve davasına ihanet ettiği açık seçik ortaya çıktı.

Şer ittifakı 24 Haziran 2018 seçimlerini o kadar önemsiyor ki, maskelerinin düşme pahasına, gerçek yüzlerinin deşifre edilmesi kaygısı taşımadan, elinde kadeh tutanlar ile tesbih tutanları bir araya getirdi.

Bir birine benzemeyenleri bir araya getiren şer ittifakına soruyorum; Camide içki içirip, meyhanede namaz mı kıldıracaksınız? Yoksa haftada bir kılınan Cuma Namazlarını artık her gün mü kılacaksınız?

HDP CHP'SİZ AYAKTA DURAMIYOR

Kendisini Atatürk’ün partisi olarak tanımlayan, Cumhuriyetin kurucusu olduğunu iddia eden CHP, Sırrı Sakık’ın “Mustafa Kemalin itleri” diyerek hakaret etmesine rağmen HDP’ye can suyu olmaya devam ediyor.

Cumhuriyet’in kurucusu olduğunu dilinden düşürmeyen CHP’nin, yenilgi üstüne yenilgi yaşayan Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin, askere, polise ve vatandaşa kurşun sıkanlara, şehirleri yakıp yıkanlara, okulları tahrip edenlere, öğretmenleri öldürenlere destek olması, CHP’li seçmende tepkiye neden oluyor.

CHP’li her evden HDP’ye bir oy isteyen Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösteren CHP’li seçmen, “CHP’ye de HDP’ye de oy vermek vatanseverlik değildir” diyor.

Bu politikaları ile CHP, Cumhuriyetin kurucu ayarlarından uzaklaşıp, vatan hainleri ile iş tutup Atatürk’e ihanet ettiğini, temsilcileri aracılığı ile ilan etmiş durumda.

MİLLİ GÖRÜŞSÜZ SAADET PARTİSİ PUSULASINI KAYBETTİ

Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamın partisini sürekli kapatan, en son 28 Şubat 1997’de yapmadığını bırakmayan CHP zihniyetiyle iş tutan Saadet Partisi ve ne söylediğini bilmeyen Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, Milli Görüş Davasına ihanet etmiş durumda.

Milli duruşunu kaybetmiş olan Saadet Partisi, CHP’nin görüşü ile birleşmiş ve düşmanda birlik sloganı ile bir araya gelen benzemezlerin, nereye gittiği belli olmayan bir yola girdiğini herkes gördü.

Saadet Partisi, Numan Kurtulmuş’u Genel Başkanlık’tan uzaklaştırmak için, Şevket Kazan’ın Önder Sav ile görüşüp taktik almasıyla CHP ile flörte başlamıştı. O zamandan bu yana Milli Görüş Davasından uzaklaşmaya devam eden Saadet Partisi, başörtüsü zulmünü yaşatan, camileri ahıra çeviren, geçmişi halka yaptığı zulümlerle dolu olan CHP’nin yanında yer almayı bir marifet saymaya başladı.

Genel Başkan Temel Karamollaoğlu ve yönetiminin,  CHP ile yol arkadaşlığı yapma kararını kabullenemeyen Saadet Partisi seçmeni,  “Bu karar Necmettin Erbakan Hocanın değerlerine ve manevi şahsına ihanettir” diyor.

Saadet Partisi seçmeni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a #DEVAM diyerek destek vermenin, CHP ile iş tutmaktan daha doğru ve vicdani olduğunu ifade ediyor.

HDP 07 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİNDE TÜRKİYE’Yİ KANDIRDI

07 Haziran 2015 seçimlerinde, ilk kez parti olarak seçime giren ve Türkiye Partisi olma iddiasında bulunan HDP’ye, barış umuduyla Türkiye’nin her yerinden destek verildi.

Yüzde 13 oy alarak 80 milletvekili ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren HDP’den, var olduğu iddia edilen tüm sorunların mecliste çözümü için çalışma beklendi.  Ancak HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 80 milletvekili çıktığını öğrendiği an yaptığı “Ermeni soy kırımını tanıyoruz” şeklindeki ilk açıklaması ile Kürtlerin değil, Ermeni Diasporası’nın temsilcisi olduğunu tüm dünyaya ilan etmişti.

Ardından da Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hendeklerin kazılmasına ve Kürt Halkının yaşadığı şehirlerin harabeye çevrilmesinde etkin olmuştu. Tıpkı 6-7-8 Ekim olaylarında sokak çağrısı yaparak 53 masum sivil Kürt insanının katledilmesine neden olduğu gibi.

07 HAZİRAN 2015’DE BİZİ KANDIRANLARA 24 HAZİRAN 2018’DE OY YOK

Kürt halkı bugüne kadar kendisini savunduğunu iddia eden, ancak sürekli Kürt halkını katleden,  yapılacak yatırımlara engel olarak, işsizliğin ve mağduriyet yaşamasına neden olan terör örgütü PKK’ya ve siyasi kanadına artık dur deme kararı aldı.

Yaşadığı acılardan, baskı ve tehditlerden bıkan halk, çocuklarının eline silah verilerek hendeklerde ölmesini istemiyor. Çocuklarının kalem tutarak güvenli ve huzurlu bir geleceğe hazırlanmasını isteyen halk, kan ve terör siyasetine değil, hizmet ve huzur siyasetine destek verecek.

HALK ARTIK TEHDİT VE BASKILARA BOYUN EĞMİYOR

Seçimlere bir hafta kala seçmen üzerinde baskı kurmaya ve tehditlerini arttırmaya çalışan PKK’nın tehditleri ters tepiyor. Tehdit edildiğini iddia eden bazı seçmenler, tehditlere boyun eğmeyeceklerini, artık PKK zulmüne son vermek istediklerini söylüyor.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sadece PKK zulmünün olduğunun altını çizen halk, devletin her türlü hizmeti yaptığını, bir yandan güvenliği sağlarken, diğer yandan da toplumun ihtiyaç duyduğu yatırım ve hizmetleri, en güzel şekilde kendilerine kazandırdığını belirtiyor.

CHP VE HDP’NİN KODLARI AYNI

Günümüzdeki HDP ve Demirtaş’ın “Silahlı halk hareketi” diyerek savunduğu PKK terör örgütü ile ret ve inkârcı, baskı ve zulümcü eski Türkiye sisteminin aktörü olan CHP’nin, kodları ve tüm yöntemleri bir birine çok benziyor.

CHP ve HDP zihniyeti, kendisi gibi düşünmeyenlere yaşam hakkı vermeyerek ya bombaladılar ya da katlettiler.

CHP kendisi gibi düşünmeyenleri gerici, HDP ise faşist veya hain ilan etti.

CHP İslam için “çağ dışı, Kabe Arapların olsun bize Anıtkabir yeter” diyerek, HDP İslam için “Din afyondur, Kürt halkının özgürlüğünün önünde engeldir” diyerek  din düşmanlığı yaptı.  

CHP ve HDP, halkı kendi emelleri doğrultusunda istediği gibi kullanabilmek için Allah’tan uzaklaştırıp, dinsiz bir toplum oluşturmaya çalıştı.

ZALİMLERE KARŞI MÜCADELE BOYNUMUZUN BORCU

Şimdi iman ve vicdan sahibi, vatanını seven, ülkemizin birlik ve dirliğini isteyen, huzur ve kalkınmanın gelişmesini isteyen herkese büyük sorumluluk düşüyor.

Kendisini değiştirmeyen eski Türkiye sistemini birlik ve beraberlik içerisinde nasıl yok ettiysek, sıra halka baskı ve zulmü bırakmayan PKK’yı ve siyasi kanadını yok etmekte.

Müslüman olarak Allah’ın kardeş ettiği hepimize zulmeden, cehaletten ve ırkçılıktan beslenen tüm yapılara karşı birlikte mücadele etmek, hepimizin imani ve vicdani görevidir.

24 Haziran 2018’de şer ittifakına karşı mücadele eden Cumhur İttifakına destek vererek, güçlü meclis ve güçlü yönetim oluşması için, Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a #DEVAM diyoruz.

YORUM EKLE