Erdoğan gizli teşkilat için mi çalışıyor?

Teşkilat her daim kurulan Türk devletlerinin arkasındaki güç olmuş ve onları her şekilde desteklemiştir.

Teşkilat her daim kurulan Türk devletlerinin arkasındaki güç olmuş ve onları her şekilde desteklemiştir. Ancak zayıflamaya başlayınca onları yıkan da yine Teşkilat olmuştur.

Teşkilat aklına ve bilgisine inandığı adamları alıp onlara sırrını açmış, bu adamların kimi kendi devletini kurmuş, kimi o devletin önemli kademelerinde yer almıştır. "Teşkilat'ın sırrını açtığı ve önemli kademelerde yer alan kişilerin etrafındaki kişiler de teşkilatın görevlendirdiği kişilerden oluşmuştur. Şayet devlete ve teşkilata ihanet ederse, onlar hakkında verilen kararları yine onlar uygulamıştır" şeklindeki bazı ifadelere katılmasanız da özellikle 2008 yılında bütün dünya krizle boğuşurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kriz bizi teyet geçeceke demesi ve teyet geçmesi, Türkiye'ye ekonomik operasyon yapanların piyasadan bir anda 6 milyar dolar sıcak parayı çekmesi üzerine, bir başka elin eş zamanlı olarak piyasaya 8 milyar dolar sıcak parayı sürmesi, Türkiye'ye gelen kayıt dışı paralar, basit meseleler olmasa gerek.

Ayrıca Türkiye'ye 2003'den 2014 Haziran'ına kadar giren kayıt dışı para 36 milyar dolar. Bu para için CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak önerge verdi, ancak cevap bulamadı..

Cumhurbaşkanlığı sistemi ile Türkiye, dünya sömürgecileri tarafından koalisyonlarla güçsüz ve zayıf bir şekilde kontrol altında tutulan devlet olmaktan çıkmış. Güçlü yönetim ve güçlü liderlik ile, dünyada meydana gelen gelişmelerde etkin rol üstlenip, dünya siyasetinde biz olmadan kimse bir şey yapamaz demeye başlamıştır. Kaynakları ve imkanlarını yerinde ve zamanında doğru yöneten, yatırımlarını kendi ihtiyaçlarını gidermek üzere planlayan, üretimleri ile kendi kendine yeterli hale gelmek için önemli adımlar atan Türkiye, artık verilen talimatlarla değil, aldığı özgür kararlar ile yönetiliyor.

Eskiden Türkiye'ye talimat verenler, şimdi dünyada atacakları adımlar karşısında Türkiye ne der diye çekiniyor, adım atmadan Türkiye'nin bu konudaki fikir ve tavrını öğrenmeye çalışıyor.

Yaşananları aklı selim ile düşündüğümüzde, tıpkı Osmanlı'da ve Abdülhamit Han döneminde olduğu gibi dünya sömürü düzenine karşı mücadele eden, sömürgecilere karşı mazlumların yanında duran, insanlığı ve islami değerleri olması gerektiği gibi savunan, savunduğu için dünya sömürü düzeninin aktörlerinin çeşitli saldırılarına maruz kalan Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. 

Şimdi de dışarıdan saldırarak başaramadıkları Türkiye'ye diz çöktürme oyununu, içerideki koltuk hırsı, enaniyetleri, kendini beğenmişlikleri, zaafları olan kişilerin devreye sokularak, yeni parti kurma çalışmaları ile içeriden sarsarak sürdürmek istiyorlar.

Allah, mazlumlar, samimi vatanseverler ve teşkilat devletimizin ebet müddet olması, zulmün karşısında dim dik durması, hakkın savunucusu ve temliscisi olması için desteğini ve yardımını esirgemiyor. 

SİZDEN İSTEĞİMİZ

Okuduğunuz bu gönderiyi beğenerek, sosyal medyada paylaşarak veya whasapp'tan telefon rehberinizdeki kişilere göndererek daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilir, daha fazla insanın bu konu hakkında bilinçlenmesine destek verebilirsiniz..

Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2019, 12:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER